‘Bölgenin sanatçıları hala işlenmemiş eserleri araştırıp, bir forma kazandırmalıdırlar’
Doğan Biçen’le söyleşi :

Özgürlük mücadelesi veren bir halkın aydınları, sanatçıları da fikirleri ve sanatlarıyla halk mücadelesinin içinde, halkıyla birlikte halkının öncüsü olmak durumundadır.
İşte İç Anadolunun bağrından çıkan Doğan Biçen’de böyle bir sanatçımız.
Doğan Biçen, Veger okurlarına yabancı değil aslında.
2003 yılında Veger’in dördüncü sayısında bir kez daha konuk etmiştik Biçen’i.
Kendisi gibi İç Anadolu’lu ve Kürdistanlı üç arkadaşıyla birlikte ‘Grup Gül Dersim’ adı altında bir müzik grubu kurmuşlardı.
Almanya’da yaşayan Doğan Biçen, sadece İç anadolu Kürtlerinin düzenlediği mahalli gecelere değil, bütün Kürdistanlılara hitap eden bir sanatçı.
Türkçe başladığı müzik hayatına artık Kürtçe ve Orta Anadolunun arı, kendine has şivesinin yanısıra, genel Kurmanci Kürtçesiyle de türküler söylüyor.
Doğan Biçen’le yine bir Halk eğlencesinde karşılaştık.
Yaklaşık yüz kilometrelik bir yoldan Bonn şehrinden sazını ve ekibini toplayıp hiç bir karşılık beklemeden Neuss’ kentinde bir halk eğlencesine gelmişti.
Bulunduğu bölgede sadece türküleriyle değil aynı zamanda oluşturdukları ‘Kültür Sanat Komisyonun’da da yer alan sanatçı Biçen’le Veger için , 2003 yılından bu yana sanatı, düşünceleri, projeleri hakkında konuştuk.
Veger : Okurlarımız sizi tanıyorlar aslında ama yinede kendinizi kısaca tanıtırmısınız?
Biçen : Ben 1964 yılında Konya Cihanbeyli’ye bağlı Kütükuşağı köyünde dünyaya geldim. 1987 yılına kadar genelde köyde yaşadım.
1988 yılında Almanya’ya geldim.

Veger : Müziğe ilgin nasıl oldu?
Biçen : Müziğe ilgim daha küçükten köyde iken başladı. Dayıoğulları ile birlikte çalışmalarım oldu. Fakat fazla imkanlarımız yoktu.
Veger : Grup Gül Dersim nasıl oluştu ?
Biçen : Grup Gül Dersim’i 1993 yılında İç Anadolu’lu ve Kürdistanlı arkadaşlarla birlikte kurduk. Grubumuz değişen elemanlarıyla birlikte hala devam ediyor. Ama şu anda ben solo şekilde Doğan Biçen olarak türkü söylüyorum.
Veger : Kaç kaset çıkardın bu güne kadar ?
Biçen : İlk olarak Grup Gül Dersim olarak bir kaset çıkardık. Daha sonra ben tek olarak ‘Nerdesin’ adında Türkçe bir kaset çıkardım.
Veger . Şimdi sadece Kürtçe türküler söylüyorsun. Neden?
Biçen : Ben önceleri Türkçe söylüyordum. Solo ilk kasetimi çıkardığımda da beni tanıyan gerek bizim oralı gerekse Kürdistanlı Kürtlerden bana Türkçe söylediğim için eleştiriler geldi.,genellikle bizim İç Anadolulu’lar kasetçilerde kasetimi görüyorlar, almıyorlar.
Diyorlar ki ‘biz Türkçe söylediğin için ambargo koyuyoruz, onun için senin kasetini almıyoruz’.
Ben bütün eleştirileri göz önüne alarak bir Kürt sanatçısı olarak kendi dilimizde müzik yapmamız gerektiğine inandım ve artık Kürtçe söylüyorum.

Veger : Kürtçen müzik yapabilmek için yeterli mi?
Biçen : Kürtçemiz kendine göre idare ediyor ama bunu daha da geliştiriyorum. Ben genel Kürdistan kürtçesi ile Kurmanci olarak ta söyleyebiliyorum.
Veger : Yeni bir kaset çalışman var duyduğumuza göre. Bu kasette’ki parçalar hepsi Kürtçe mi?
Biçen : Evet yeni kasetimde parçalar hep Kürtçe olacak.
Bu kasette, beş parça bana ait. Onun dışında Gani Nar’dan, Ozan Serhad’dan bir parça birde Bilal Ercan’la ortak bir parçam (söz Bilal Ercan’a bestesi Biçen) var. Bizim iç Anadolulu Kürtlerin bir eseri var.
Şu anda dokuz eserim hazır stüdyoda.
Veger : Kasetin ismi bellimi ?
Biçen : Daha belli değil ama kaset çıkmadan önce bu kasette yer alan ‘Ah Le Daye’ adlı anneme yazdığım bir parçam var. Ona bir klip çekiyorum. Herhalde büyük ihtimalle kasedin ismi de bu parça olacak.
Veger : İç Anadolulu sanatçılar geçmişte sadece aşk, sevda türküleri söylüyorlar diye eleştiriliyorlardı ama bugün bir Kürdistanlı sanatçılarda İç anadolulu sanatçıların eserlerini okuyorlar ve çok ta beğeniliyor.
Neye bağlıyorsun bunu?
Biçen : Kürdistan’da ki savaş ve yıkım nedeniyle müzikte aslında siyasallaşmıştı şartları gereği. İç Anadoluya bu savaş ve yıkımın fazla bir yansıması olmuyordu. Ha mücadele açısından Kürdistan’a, ülkeye dönen insanlarımız oldu, orada şehit düşenler oldu. Yine Avrupa’da mücadele ile içiçe olmak biraz etkiledi.
Fakat şu anda Kürdistan’da yaşayan insanlar’da özellikle ulusal kurumlar vasıtasıyla Bizim yani İç Anadolunun müziğini dinledikçe, tanıdıkça beğendiler. Şimdi ‘o renklerde olsun’diyorlar ve severek dinliyorlar.
Veger : Sadece evin, dıl yada ağıt türküleri söyledikleri için mi beğendiler ?
Biçen : Hayır. Onlarda var ama özellikle İç Anadolunun otantik şivesiyle söyleyişimizi beğendiler. İç Anadolu Kürtleri yaklaşık 300 yıldır buralara yerleşmişler ve bakıyorlar ki hala bu Kürtçe kaybolmamış ve yaşatılıyor. Bir de o türkülerde kendi kültürünü yaşatan anlamlarla yüklü.
Bana bir çok konserimde arkadaşlar ‘İç Anadolu Türküleri söyle’ diyorlar. Çok beğeniyorlar. Nitekim Kawa, Diyar gibi sanatçılar okudu bu türküleri. Zınar vb. bir çok sanatçı arkadaş da benden türkü istedi.
Bülent Turan’ da kasetinde bizim yöreden iki türkü söyledi.
Veger : İç Anadolulu sanatçıları ve müziğini biraz değerlendirsen ?
Biçen : Bizim bölgede ki sanatçılar daha önce çoğunlukla halk dilinde okudukları için melodileri ritmik değildi. Müzikle fazla buluşamıyorlardı. Şimdi teknik olarak ta biraz düzelttiler.
Mesela eskiden bizim yörede fazla hatta hiç saz çalan yoktu. Ama son beş on senedir bakıyorum yeni yeni gençler bir çok enstrüman çalıyorlar. Bu da bizi sevindiriyor.
Müziğimiz gelişiyor, uğraş verdikçe daha da gelişeceğine inanıyorum.
Veger : Ülkede sizlere ilgi nasıl ?
Biçen : İlgi çok iyi. Sanatçıları seviyor, destekliyor, kasetlerini alıyorlar. Bizim oralarda yedinci sekizinci ay dendimi düğün zamanıdır. Düğünlerde yörenin sanatçılarını, gruplarını çıkarıyorlar.
Şimdi her köyde bir sanatçı bir grup yada enstrüman çalan gençler var. Esjkiden bırak entrümanı, düğünlerde davul zurna çalacak bir kimseyi bulamaz gider ta Kulu’dan getirirdin.
Şimdi Yeniceoba’da, Kandil’de, Beşkavak’ta müzik grupları var.
Veger : İç Anadolu’lu sanatçıların kendi aralarında sanatsal anlamda bir diyalogu, birlikteliği, projeleri filan var mı?
Biçen : Kısmi anlamda var. Ama şartlar gereği bu arkadaşlar bir araya gelemiyorlar. Mesela ben isterim ki, bizim bölgenin bütün sanatçıları bir araya gelip Roj Televizyonunda proğram yapabilirler. Ayrıca kendi aralarında diyalog geliştirip birbirlerine destek olabilirler. Ortak kaset yapabilirler.
Veger : İç Anadoluda hemen hemen her köyün bir türküsü, söyleyişi ve söyleyeni vardı. İç anadolulu sanatçıların bu kültürün açığa çıkması, kalıcılaşması anlamında bir çalışmaları var mı? Yada yeterlimi?

Biçen : Bu yönlü çalışmalar var. Ama yeterli değil. Dediğiniz gibi her köyün bir türküsü birde söyleyeni vardı. Ayrıca türkülerde yaşadığımız olayları, tarihimizi, kültürümüzü anlatan anlama sahipti.
Bu anlamda işlenmemiş daha çok eser olduğuna inanıyorum. Ve ben de dahil olmak üzere fazla da kimse araştırmıyor, derlemiyor sanırsam.
Bölgenin sanatçılarının bunları araştırıp derleyip bir forma kazandırmaları gerekiyor.
Veger : Eklemek istediğin bir şey var mı ?
Biçen : Valla benim orta anadolu, İç Anadolu halkımıza çağrım, Veger vb. yayınlarına, ulusal kurumlarına sahip çıksınlar.
Özellikle Avrupa’da yaşayan halkımız çocuklarına, gençlerine sahip çıksınlar. Gençleri Kürtlüğünden koparmasın, kopmalarına izin vermesinler. Kürt geceleri, Kürt kültürü, Kürt ulusal bilincini öğretip yetiştirsinler.
Sanatçı arkadaşlarımıza da başarılar diliyorum.
Murat Alpavut
alpavut@arcor.de