|

_____________________________Mehmet
Bozdağ_______________________________
Nereye
Gidiyoruz
?
Savaşlarla,
talanlarla,
sömürüyle
dünyanın
ekolojik
yapısını
öyle
bir
hale
getirdik
ki,
sonuçlarını
tahmin
bile
edemiyeceğimiz
boyutlara
ulaşmaya
başladı.
Bilimsel
verilerin
sonuçlarının
bir
kaçını
birlikte
inceleyelim
istiyorum.
Kuzey
Kutbundan
Bir
Türkiye
Eridi
*

NASA,
Kuzey
Kutbu’ndaki
buzulların
son
2
yılda
geçmişe
göre
görülmemiş
bir
hızla
eriyerek
730.000
km2
küçüldüğünü,
bu
erimenin
okyanusların
dengesini
bozacağını
açıkladı.
NASA
uydularının
gözlemlerine
göre,
Kuzey
Buz
Denizi’ndeki
buzul
tabakasından
2004-2005
döneminde
Türkiye’nin
yüzölçümü
kadar
buz
eriyerek
yok
oldu.
Yine
NASA
uydularının
gözlemlerinde,
Kuzey
Kutbu
buzullarının
her
yıl
yüzde
0.7
oranında
eridiği
ortaya
çıktı.
Hızlı
erimede
rüzgar
rejimindeki
değişikliğinde
de
etkili
olduğu
düşünülüyor,
ancak
uzmanlar,
gerçek
neden
olarak
küresel
ısınmayı
gösteriyor,
çünkü
Kuzey
Kutbu’ndaki
erime
Dünya’nın
herhangi
bir
noktasından
daha
hızlı.
Gözlemlerde
buzulların
1978’den
bu
yana
Eylül
2005’te
en
düşük
seviyeye
ulaştığı
saptandı.
Buzul
erimesine
neden
olan
birinci
süreç,
deniz
suyunun
ısınması,
ikincisi
de
kış
mevsiminin
süresinin
azalması.
Araştırmayı
yürüten
NASA
Jet
Propulsion
Laboratory
uzmanı
Son
Nghiem,
Geophysical
Research
Letters
dergisinde
yayımladığı
makalesinde,
yaz
buzulları
kadar
sürekli
buzulları
da
gözlemlediklerini
ve
bu
tabakada
da
ciddi
erime
bulunduğu
belirtti.
Sürekli
buzullar,
genellikle
3
metre
kalınlığında
olup
en
az 1
yıl
yüzeyde
kalabiliyor.
Daha
kolay
eriyen
mevsimsel
buzullara
göre
sürekli
buzullar
daha
güçlü
olduğu
için
daha
önemli
bir
ölçüt
kabul
ediliyor.
Sürekli
buzul
tabakası
mevsimsel
tabakaya
göre
daha
az
tuzlu,
daha
çok
tatlı
su
özelliği
taşıyan
bu
tabakanın
içinde
daha
çok
hava
baloncuğu
bulunuyor.
NASA
uydularının
gözlem
yaptığı
Ekim
2004-Mart
2006
döneminde
sürekli
buzullardan
730.000
kilometre’lik
alanın
eriği
ortaya
çıktı.
Özellikle
Rusya
ve
Avrupa’nın
kuzeyine
düşen
bölgede
erime
üst
düzeydeydi.
Bilim
insanları
sadece
Kanada’nın
kuzeyinde
minimal
bir
buzul
gelişimi
saptadı.
NASA
uzmanları
buzulların
erime
oranını
10
yıllık
süreçte
yüzde
6.4
ila
7.8
olarak
tahmin
ediyor;
2005’te
ise
erime
yüzde
14
olarak
gerçekleşti.
Araştırmaya
katılan
NASA
uzmanı
Josefino
Comiso,
durumun
doğa
için
bir
alarm
niteliğinde
olduğunu,
sürekli
buzulların
erimesindeki
hızlanmanın
sera
etkisi,
dolayısıyla
küresel
ısınmayla
ilgili
olduğunu
belirtiyor.
Buzullar
Güneş
ışınlarını
geri
yansıtırken,
denizler
emiyor.
Bir
gezegende
buzulların
yüzölçümü
azalırsa,
ısınması
da
hızlanıyor.
Buzulların
erimesiyle
okyanuslardaki
tuzluluk
oranı
değişecek,
deniz
canlıları
ve
besin
zincirinde
olumsuz
değişimlere
neden
olacak.
FAO’dan
Kıtlık
Tehlikesine
Karşı
Uyarı
Dünya
Gıda
ve
Tarım
Örgütü
(FAO)
Başkanı
Jacques
Diouf,
artan
dünya
nüfusunu
besleyebilmek
için
ikinci
'yeşil
devrime'
ihtiyaç
olacağını
açıkladı.
ABD'nin
San
Francisco
kentinde
bir
toplantıda
yaptığı
konuşmadaDiouf, dünya
nüfusunun
6
milyardan
9
milyara
yükseleceğine
işaret
ederek,
"dünyayı
beslemek
için
müthiş
bir
uluslararası
gayret
gerekecek"
dedi.
Diouf,
50
ve
60'lı
yıllardaki
ilk
yeşil
devrimde,
bilimin
kudretinin
tarımın
emrine
sunulduğunu
hatırlatarak,
"ilk
devrim
(!),
su,
gübre
ve
tarım
ilaçlarının
bolca
kullanılmasına
dayanıyordu"dedi.
FAO
Başkanı
Jacques
Diouf,
2050'ye
kadar
birçok
bölgede
su
kaynakları
ve
tarım
arazileri
azalmasına
ve
iklim
değişikliğinden
ötürü
yeryüzü
ısınmasına
rağmen yılda
bir
milyar
ton
tahıl
üretilmesi
gerektiğini
vurguladı.
Diouf,
yeni
pirinç
ve
buğday
türlerinin
geliştirilmesinden
ziyade
eldeki
doğal
kaynakların
akıllıca
ve
verimli
kullanılması gerektiğini söyledi.
Dünya
Gıda
ve
Tarım
Örgütü'nün
2005
Mayıs
ayında
yayımladığı
raporda,
1995
yılında
gelişen
dünya
nüfusunun
yarısından
fazlasını
oluşturan
65
gelişmekte
olan
ülkenin,
küresel
ısınma
sonucu
yaklaşık
280
milyon
ton
potansiyel
tahıl
üretimini
yitireceği
belirtti.
Bu
kadar
ciddi
tehlikelerle
yüz
yüze
olan
insanlığın
(!)
derhal
harekete
geçerek
Ekolojik
devrimi
gerçekleştirmesi
gerekmektedir.
Var
ollan
mevcut
sistemlerin
doğaya,
yaşama
düşman
olduğunu,
sorunları
çözmekten
çok
uzak
olduğunu
hep
birlikte
görüyoruz.
Ekolojik
Demokratik
Toplumu
yaratmadan
yaşamı,
doğayı
kurtarma
şansımız
yok.
Çocuklarımıza
yaşanabilir
bir
dünya
bırakmak
istiyorsak
daha
fazla
geçikmememiz
gerekmektedir.
20.09.2006
Mehmet
Bozdağ
*
Kaynak:
Araştırmayı
konu
alan
makale
Geophysical
Research
Letters
dergisinde
yayımlanmıştır.
Ordan
çevrilmiştir.
İyi
Çocuklar”
İş
Başında<<<
14.09.06
TMY:
Toplumla
Mücadele
Yasası
<<<
04.08.06
Mutluluğun
Resmini
Çizebilmek
<<<
06-07-06
Özeleştiri
<<<
01.07.06
Copyright
©
Kovara
Veger
|