Kovara Siyasî,Çandî,Hunarî,Dîrokî,û Lêkolînî ya Kurdên Anatoliya Navîn  

Ser Rupêl

 

Nûçe

Çand û Huner

Nivîskar

Sehîd

Kovara Veger
Aborî

Ferheng
Dîtin û Raman

Civak û Jîn

Spor

Medya

Polîtîka

Dîwanxane

Cîhan
Edîtor

Girêdan

Têkîlî

Lêkolîn
Defterê Nîvana

Album
Kurden Anatoliyên
Kurdistan
Gundên Kurdên Anatoliyên
Gundên me
Pirtûkxane
Arsîv
 
 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 


 

 

 

 


 


 

 

_____________________________Mehmet Bozdağ_______________________________

 

Nereye Gidiyoruz ?

 

Savaşlarla, talanlarla, sömürüyle dünyanın ekolojik yapısını öyle bir hale getirdik ki, sonuçlarını tahmin bile edemiyeceğimiz boyutlara ulaşmaya başladı. Bilimsel verilerin sonuçlarının bir kaçını birlikte inceleyelim istiyorum.

 

Kuzey Kutbundan Bir Türkiye Eridi *

 

NASA, Kuzey Kutbu’ndaki buzulların son 2 yılda geçmişe göre görülmemiş bir hızla eriyerek 730.000 km2 küçüldüğünü, bu erimenin okyanusların dengesini bozacağını açıkladı.

NASA uydularının gözlemlerine göre, Kuzey Buz Denizi’ndeki buzul tabakasından 2004-2005 döneminde Türkiye’nin yüzölçümü kadar buz eriyerek yok oldu. Yine NASA uydularının gözlemlerinde, Kuzey Kutbu buzullarının her yıl yüzde 0.7 oranında eridiği ortaya çıktı. Hızlı erimede rüzgar rejimindeki değişikliğinde de etkili olduğu düşünülüyor, ancak uzmanlar, gerçek neden olarak küresel ısınmayı gösteriyor, çünkü Kuzey Kutbu’ndaki erime Dünya’nın herhangi bir noktasından daha hızlı.

Gözlemlerde buzulların 1978’den bu yana Eylül 2005’te en düşük seviyeye ulaştığı saptandı. Buzul erimesine neden olan birinci süreç, deniz suyunun ısınması, ikincisi de kış mevsiminin süresinin azalması.

Araştırmayı yürüten NASA Jet Propulsion Laboratory uzmanı Son Nghiem, Geophysical Research Letters dergisinde yayımladığı makalesinde, yaz buzulları kadar sürekli buzulları da gözlemlediklerini ve bu tabakada da ciddi erime bulunduğu belirtti. Sürekli buzullar, genellikle 3 metre kalınlığında olup en az 1 yıl yüzeyde kalabiliyor. Daha kolay eriyen mevsimsel buzullara göre sürekli buzullar daha güçlü olduğu için daha önemli bir ölçüt kabul ediliyor. Sürekli buzul tabakası mevsimsel tabakaya göre daha az tuzlu, daha çok tatlı su özelliği taşıyan bu tabakanın içinde daha çok hava baloncuğu bulunuyor.

NASA uydularının gözlem yaptığı Ekim 2004-Mart 2006 döneminde sürekli buzullardan 730.000 kilometre’lik alanın eriği ortaya çıktı. Özellikle Rusya ve Avrupa’nın kuzeyine düşen bölgede erime üst düzeydeydi. Bilim insanları sadece Kanada’nın kuzeyinde minimal bir buzul gelişimi saptadı. NASA uzmanları buzulların erime oranını 10 yıllık süreçte yüzde 6.4 ila 7.8 olarak tahmin ediyor; 2005’te ise erime yüzde 14 olarak gerçekleşti.

Araştırmaya katılan NASA uzmanı Josefino Comiso, durumun doğa için bir alarm niteliğinde olduğunu, sürekli buzulların erimesindeki hızlanmanın sera etkisi, dolayısıyla küresel ısınmayla ilgili olduğunu belirtiyor. Buzullar Güneş ışınlarını geri yansıtırken, denizler emiyor. Bir gezegende buzulların yüzölçümü azalırsa, ısınması da hızlanıyor. Buzulların erimesiyle okyanuslardaki tuzluluk oranı değişecek, deniz canlıları ve besin zincirinde olumsuz değişimlere neden olacak. 

FAO’dan Kıtlık Tehlikesine Karşı Uyarı

Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başkanı Jacques Diouf, artan dünya nüfusunu besleyebilmek için ikinci 'yeşil devrime' ihtiyaç olacağını açıkladı.

ABD'nin San Francisco kentinde bir toplantıda yaptığı konuşmadaDiouf, dünya  nüfusunun 6 milyardan 9 milyara yükseleceğine işaret ederek, "dünyayı beslemek  için müthiş bir uluslararası  gayret gerekecek" dedi. 
Diouf, 50 ve 60'lı yıllardaki ilk yeşil devrimde, bilimin kudretinin tarımın emrine sunulduğunu hatırlatarak, "ilk devrim (!), su, gübre ve tarım ilaçlarının bolca kullanılmasına    dayanıyordu"dedi.

 

FAO Başkanı Jacques Diouf, 2050'ye kadar birçok bölgede su kaynakları ve tarım arazileri azalmasına ve iklim değişikliğinden ötürü yeryüzü ısınmasına rağmen yılda bir milyar ton tahıl üretilmesi gerektiğini vurguladı.
Diouf, yeni pirinç ve buğday türlerinin geliştirilmesinden ziyade eldeki doğal kaynakların akıllıca ve verimli kullanılması gerektiğini söyledi.
Dünya Gıda ve Tarım Örgütü'nün 2005 Mayıs ayında yayımladığı raporda, 1995 yılında gelişen dünya nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan 65 gelişmekte olan ülkenin, küresel ısınma sonucu yaklaşık 280 milyon ton potansiyel tahıl üretimini yitireceği belirtti.

Bu kadar ciddi tehlikelerle yüz yüze olan insanlığın (!) derhal harekete geçerek Ekolojik devrimi gerçekleştirmesi gerekmektedir. Var ollan mevcut sistemlerin doğaya, yaşama düşman olduğunu, sorunları çözmekten çok uzak olduğunu hep birlikte görüyoruz. Ekolojik Demokratik Toplumu yaratmadan yaşamı, doğayı kurtarma şansımız yok. Çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak daha fazla  geçikmememiz gerekmektedir.

 

20.09.2006

Mehmet Bozdağ

 * Kaynak: Araştırmayı konu alan makale Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanmıştır. Ordan çevrilmiştir.

 

 

 

 

 

İyi Çocuklar” İş Başında<<< 14.09.06

Annelik  <<< 12-09-06

AB ve Kürtler-2 <<< 29-08-06 

AB ve Kürtler-1 <<< 08-08-06

TMY: Toplumla Mücadele Yasası <<< 04.08.06

Mutluluğun Resmini Çizebilmek  <<< 06-07-06

Özeleştiri <<< 01.07.06

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Copyright © Kovara Veger 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 

 

 

 

 

 

 
 

 

 

 

 

 

 
 

 

 

 
 

 

 

 
 
   
 
 

 

 

 

 
 
 
 

 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

 

 


     

       Kovara Veger copyright © 2003 - 2006