|

_______________________________Mehmet
Bozdağ_______________________________
“İyi
Çocuklar”
İş
Başında
Yine
bombalar,
yine
“iyi
çocuklar”
iş
başında.
Olumlu
gelişebilecek
süreci
sabote
ederek
kendilerini
yaşatmak
istiyorlar.
Unuttukları
ne
eski
Kürt
ne
de
Türk
eski
Türk.
Herkes
daha
iyi
analiz
edebiliyor,
eylemlerin
adresinin
adını
hemen
belirleyebiliyor.
Vatan
sakarya
edebiyatı
kimseyi
uyutmuyor.
Akıl
süzgecinden
sonra
herkes
kendisi
karar
verebilir
noktadadır.
Ülkemizde
çok
hızlı
gelişmeler
yaşanmaktadır.
Bundan
sonrada
bu
tür
hızlı
gelişmelere
hazırlıklı
olmalıyız.
Yanı
başımızda
yeni
bir
yüzyılın
şekillendirilme
projesi
hayata
geçirilmiş
durumda.
Bu
şekillenişin
biçimi
güçler
dengesine
göre
her
an
farklılaşması,
aktörlerin
değişmesi
mümkün.
Yönetmenliğini
ABD’nin
yaptığı
projenin
kendi
içinde
ciddi
riskleri
olmakla
birlikte,
istediği
biçimde
yürümektedir.
Güçsüz,
zayıf
aktörlerin
gelişim
seyrini
değiştirme
şansı
yoktur.
Ancak
güçlü
irade
sahibi
olanlar,
halka
yaslananlar
projeyi
etkileyebilme
şansları
vardır.
Red
ve
inkar
politikalarının
bizleri
getirdiği
nokta
bellidir.
Acı
ve
gözyaşıdır.
Geri
kalmışlıktır.
Bilimselliğin,sağ
duyunun
yerini
ilkel
benlik
almıştır.
Bu
karamsar
tablonun
içinde
bir
çiçek
gibi
açan
DTP’nin
ve
Aydınların
ateşkes
ve
barış
çağrıları
yüreklere
yeni
bir
umut
ekmiştir.
Bu
yeşeren
umut
“iyi
çocukları”
telaşa
düşürmüştür.
Karanlık
güçler
sana
düşman,
bana
düşman.
Halklara
düşman.
Umutsuzluktan,
kaostan,
kandan,
çatışmadan
beslenmektedir.
Ne
tesadüf
değildir
ki,
her
yeni
bir
umut
bu
güçleri
panikletmektedir.
Bu
öyle
bir
panik
ki,
çocuk-yaşlı,
kadın-erkek,
Kürt-Türk
fark
etmeksizin
saldırabilmektedir.
Siyasette
asla
tesadüflere
inanmam.
Tesadüf
gibi
görünen
mutlaka
önceden
planlanmış
projelerdir.
DTP’nin
ve
Aydınların
barış
çağrısının
hemen
ertesinde
Diyarbakır’ın
en
işlek
yerinde
bomba
patlatılıyor.
Masum
11
kişi
hayatını
kaybederken
onlarca
yaralı
var.
Bu
bomba
barışa,
halklar
arasındaki
ortaklaşan
duygulara
atılmıştır.
Bu
bomba
demokrasiden
yana
olan
güçlere,
Kürtlerle
aynı
talep
noktasına
gelen
Aydınlara,
STÖ’lerine
göz
dağı
vermek
için
patlatılmıştır.
Siviller,
polisler,
askerler
ölmüş
onlar
için
fark
etmez.
Önemli
olan
Cumhuriyetten
bu
yana
kurdukları
saltanatlarının,
rantlarının
devamıdır.
Onlar
için
çocuklar,
gençler,
millet
bir
avuç
rantçı
için
vardır.
Devletin
bekaası
milletin
bekaasının
çok
çok
üstündedir.
Devlette
onların
rantı
için
vardır.
Şemdinli’deki
kitapevine
bomba
atan
“iyi
çocuklar”
suçüstü
yakalanınca
bıçakla
kesilir
gibi
bombalamalar
kesildi.
Gerekli
tepkinin
gösterilmemesi
bunları
tekrar
cesaretlendirdi.
Bundan
4-5
gün
önce
Diyarbakır’a
çağrılan
eski
jitem
ve
itirafçılarının
toplantısının
ertesine
raslayan
bu
bomba
düşündürücüdür.
Son
günlerde
şehit
ailelerinden
gelen
farklı
tepki,
demokrasi
güçlerini
düşünmeye,
tartışmaya
iterken,
karanlık
güçleride
çileden
çıkarmışa
benziyor.
Bu
halka
ezberlettirdikleri
ezber
bozuluyor.
Bu
tepkinin
ucunun
nereye
kadar
gidebileceğini
tahmin
ediyorlar.
O
yüzdende
mantığın
derhal
bastırılarak
kaosun,
umutsuzluğun,
milliyetçiliğin
hakim
kılınması
gerekiyor.
Trabzonda
başlatılan,
Gemlikte,
İzmir’de,
Konya
Bozkır’da,
Sakarya
Akyazı’da
devam
ettirilen
linç
kültürüne
gerekli
tepki
ve
duyarlılığın
gösterilmemesi
cesaretlerini
arttırmıştır.
Emniyet
müdürünün
linci
öven
sözleri
tuzu
biberi
olmuştur.
Düne
kadar
sadece
Kürtleri
hedef
alan
bu
vahşet,
farklı
bir
versiyonuyla
da
Sögüt’te
Başbakana
kadar
yansıtma
cesareti
göstermektedir.
Siyasette
ya
aktör
olursunuz
ya
da
dublör.
Bunu
sizin
duruşunuz
belirler.
Ben
kendi
şahsıma
umutluyum.
Demokrasi
güçlerinin
bugüne
kadar
ciddi
eksikliklerine,
yetmezliklerine
rağmen
daha
doğru
bir
noktada
olduklarına
inanıyorum.
Hiçbir
şey
eskisi
gibi
olmayacak.
Fatih
Çekirge
gibi
düşünenlerin
çabasıda
beyhude
çabalardır.
Herkesin
demokrasiye,
barışa
sahip
çıkma
zamanıdır.
Aydınlar,
demokratlar,
bizler
bu
sefer
eksiksiz
görevimizi
yerine
getirmeliyiz.
Bunun
içinde
ciddi
bir
seferberlik
içinde
olmalıyız.
Umutlarımızı
her
yere
ulaştırmalıyız.
Ülkemiz,
halklarımız
fazlasıyla
bunu
hak
ediyor.
Örgütlü
birliğimizi,
halkamızı
genişletme
zamanıdır.
Acıların
yerine
umutlar
ekmeliyiz.
Derin
güçlerin
heveslerini
kursağında
bırakmalıyız.
Herkes
bu
sese
kulak
verebilmelidir.
Hepimizin,
hepinizin
yapabilecekleri
var.
Umudu,
barışı
bu
ülkede
kalıcı
kılmalıyız.
Kökleştirmeliyiz.
Her
alaca
karanlığın
hemen
ertesinde
Güneş
doğar...
13.09.2006
Mehmet
Bozdağ
TMY:
Toplumla
Mücadele
Yasası
<<<
04.08.06
Mutluluğun
Resmini
Çizebilmek
<<<
06-07-06
Özeleştiri
<<<
01.07.06
Copyright
©
Kovara
Veger
|