AB yolunda ilerlemeler adına, yasalarda ciddi denilebilecek değişiklikler yapıldı. Bu yasaların ciddi yetersizlikleri olmakla birlikte, olumlu adımlardı. Toplumda bir iyimserlik havası yarattı. Bu iyimserliğin etkisi ile insanlarımızın yüzünde bir nebzede olsa bir tebessüm belirmişti. Yıllardır tebessümü unutan bu halka yakışmıştı.
Bizler ilk günden belirttik; tümden demokratik bir anayasa yapılmadıkça çözüm olmayacağını, çıkarılan yasaların pratikleşmesi gerektiğini ısrarla vurgulamıştık. Çok geçmeden bu sınırlı iyileşmeler, militarist güçleri rahatsız etti. Bu militarist güçlere, sol maskesini kullanan CHP, DSP, İP, Yalçın Küçük gibilerde dahil olmuştu. Bu güçler gıdasını demokrasiden değil militarizmden aldıkları bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Demokrasiye olan düşmanlıkları her fırsatta ortaya çıkmaktadır. AB sürecini sabote edebilmek için pusuya yattılar. Kitlelerdeki iyimser hava, tebessüm onların uykularını kaçırmaktaydı.
Engel olmanın malzemesi onlar için çok kolaydı, Kürtler, Kürt Sorunu. 85 yıldır kitlelere empoze ettikleri Kürt paranoyasını devreye sokarak demokratikleşmenin önünü milliyetçilik ! histerileriyle kesme planını hayata geçirdiler. Bunda başta hükümetin, STÖ’lerinin ve solun korkaklığı da etkili oldu.
Toplumun en dinamik kesimi olan Kürtlerin sindirilmesi gerekiyordu. Sindiremeseler bile yalnızlaştırılması gerekiyordu. Buda yıllardır olduğu gibi milliyetçilik ve militarizmle mümkündü.bunun içinde PKK’nin mutlaka çatışma ortamına çekilmesi gerekiyordu. Bir yandan tecriti diğer yandan 20-25 yıldır elde edilen kazanımlar yok sayılarak çatışma ortamı dayatılmış, yaratılmış olundu. Şemdinli olayı, Danıştay’a saldırı eylemleri ile de güç gösterisi yaparak hukuk devletine inananlara ciddi bir göz dağı verildi.
Tüm bu olup biten olayları bahane ederek bir kriz havası yaratmayı başardılar. STÖ’lerinin sessizliği, hükümetin korkaklığı, solun alternatif olamaması çok iyi değerlendirilip, Törörle Mücadele Yasasını jet hızıyla meclisten geçirdiler. Bu yasa terörle mücadele yasası değil Toplumla Mücadele Yasasıdır. Kürtlerle mücadele yasasıdır. Bu yasayla farklı düşünen, farklı olan herkes “Terörist” kabul edilmektedir. Yansımalarını bugünden bile görmeye başladık. Bir bir davalar açılmaya başlandı. İfade özgürlüğü ortadan tamamen kaldırılmaktadır. Bundan böyle bir gazetede, televizyonda, bir sitede Kürt sorununu dillendirirseniz “PKK’ye yardım etme” davaları bizleri bekliyor olacak. Yardım yataklık davaları daha büyük cezalarla bizleri bekliyor.
Militarizm ülkeyi yıllardır geriye götürdü. Şimdide bizi bir 50 yıl daha geriye götüreceği kesin. Çünkü militarizm farklılığı, bilimselliği yok eder.bundandır ki, sessizliği anlayabilmiş değilim.1985-1990’lı yıllarda çok sıkça söylediğimiz bir sloganla bitirmek istiyorum , SUSMA, SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK…
Mehmet Bozdağ