Kovara Siyasî,Çandî,Hunarî,Dîrokî,û Lêkolînî ya Kurdên Anatoliya Navîn  

Ser Rupêl

Nûçe

Çand û Huner

Nivîskar

Sehîd

Kovara Veger
Aborî

Ferheng
Dîtin û Raman

Civak û Jîn

Spor

Medya

Polîtîka

Dîwanxane

Cîhan
Edîtor

Girêdan

Têkîlî

Lêkolîn
Defterê Nîvana

Album
Kurden Anatoliyên
Kurdistan
Gundên Kurdên Anatoliyên
Gundên me
Pirtûkxane
Arsîv
 
 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 


 

 

 

 


 


 

 

____________________________Mehmet Bozdağ____________________________

OY HAVAR OYY.. !

Bu yazıyı sel felaketinin yaşandığı ertesinde hemen kaleme almaya başladım. O an çok fazla duygu yoğunluğu içinde olmam yazıyı yarıda bırakmama neden oldu. Çünkü o anda yazdığım her kelimede bir isyan ve bir nebzede milliyetçilik vardı. Fakat gelişmelere bakınca düşündüğüm, yazmak istediğimin hiç birinin temelsiz olmadığı doğrulanmaya başlandı. Sağduyuyu elden bırakmadan bazı şeyleri paylaşmayı doğru buldum. Haberi ilk duyduğum anda OY HAVAR, OYY  dedim.

Felaketler nedense bize kardeş edilmiş. Yine felaket ve yine acılar. Artık yetmeli, Kürdün kaderi olmaktan çıkarılmalıdır, felaketler, acılar. Yaşanan sel felaketi şu ana kadar 40’ın üstünde insanımızın hayatına mal oldu. Suriye’deki Kürdüde sayarsak 60’ı geçti. Bir o kadarı da kayıp. Felaketler üzerinden siyaset yapmak bizim işimiz değil. Çığlık atmak, haykırmak insani bir duygu. Bu yitirilen canlarımızın hesabını kim verecek ? Yıllardır bölgede ciddi geri bırakılmışlık, alt yapı yatırımlarının nerdeyse yok denecek düzeyde olması, yerleşimin alanlarının ıslah çalışmasının yapılmaması, felakete davet çıkarmıştır.

Ülkemizde insanın değeri yoktur. Hele bu Kürt olunca hiç yoktur. Demokratik bir ülkede sorumluların hepsi derhal istifa edip, yargılanır. Demokrasi bilmeyen, tanımayan bir ülke olduğumuz için bu kültür yadırganabilinir. Oysa biraz olsun onuru kalanlar, vicdanı olanlar, muhasebesini yapar bedeline katlanır. Bedelini ödeme muhasebesi yapmak yerine, çok abartılıyor diyen zihniyetin muhasebe yapmasını beklemekte saf dillilik olacağıda kesin. Geçmişte yaşanan bir çok gerçekliğe rağmen, bu son yaşananlardan sonra, AKP’de ve CHP’de kalmaya devam eden, başta  Kürt olmak üzere, demokratım diyen her insan, halkımızın vicdanlarından  yargılanıp, mahkum edileceklerdir. Bir nebze olsun çıkarlarınızı, rantçılığınızı bir kenara bırakıp halkımızın haykırışını, çektiklerini görerek halkınızın yanında yer almalısınız. Aksi halde bu halk sizleri affetmiyecektir.

Kimi siyasiler ! diyor ki, belediye başkanları siyasal çalışmaları bırakıp kentin sorunlarıyla uğraşsınlar. Bunu dillendiren başta Başbakan olmak üzere bu halkın gerçekliğinden ne kadar uzak olduğunu ve Kürtlere ne kadar yabancı olduğunu göstermektedir. Bu halk belediye başkanlarını sadece kentsel sorunları çözmesi için seçmediğini, her fırsatta kimliğini, siyasal taleplerinin temsilcisi olarak seçtiğini göstermiştir.  Soruyorum, belediye başkanlarının siyasal duruşları, talepleri devletin yıllarca geri bıraktığı, yok saydığı ve en son olarakta savaş ekonomisiyle gerekli kalkınmaya önem vermeyişinin üstünü örtermi ? 85 yıldan fazladır yerine getiremediklerini bir dönemde yerine getirmesini beklemek ne kadar gerçekçidir ?

Hükümet ifade ettiği eleştirilerinde samimi ise, çözüm üretmek istiyorsa haydi o zaman, gelin bölgeyi  afet bölgesi ilan edin, gelin belediyelere verilen ödeneklerden 40-50 yıllık borçları tahsil etmeyi  bir yıl erteleyin. Belediyelerde bu paralarla halkın yaralarını sarmaya  başlasın.  Gelin ilan edilen ateşkese cevap olun, savaşa harçanan 400 milyar dolarları bu ülkenin insanlarına harçayın. Gelin bir haftadan fazladır harekete geçmeyen Kızılay’ın yetkililerini görevden alın. Gelin yerinden yurdundan ettiğiniz insanlarımızın zararlarını tanzim edin. Gelin köylerini yakıp yaktığınız yaklaşık 4 bin köyün yeniden kendi köylerine dönmesine, dere yataklarına ölümleri bahasınada olsa kaçak yapılar yapmasının önüne geçelim.

Sonuç olarak hükümet ve yetkililer bizlerle uğraşacağına halkımızın acılarına çözüm üretsin. Üretmese de bizler çözüm  üretmeye devam edeceğiz. Halkımızın duyarlılığını gördükçe geleceğe olan umutlarımız kat be kat artmaktadır. Bu halk gereken sorumluluğunu yerine getirenlerle getirmeyenleri, emek verenle lafazanlık yapanları çok iyi görmektedir.Yakınlarını kaybedenlerin ve halkımızın başı sağolsun...

NOT: Konya DTP İl Başkanlığının başlattığı çalışmaya halkımızın gösterdiği duyarlılığıda bu vesile ile teşekkür ediyorum.

06.11.2006 

Mehmet Bozdağ  Yardım için tıklayın>>>>>

 

 

Kadın Sorununa Bir Bakış <<< 31-10-06

Hiç Bu Kadar Yakın Olmamıştı <<< 12-10-06

Ateşkes <<< 12-10-06

 

Kuzey Kutbunda Bir Türkiye Eridi <<< 22-09-06

 

İyi Çocuklar” İş Başında<<< 14.09.06

Annelik  <<< 12-09-06

 AB ve Kürtler-2 <<< 29-08-06

AB ve Kürtler-1 <<< 08-08-06

TMY: Toplumla Mücadele Yasası <<< 04.08.06

 

Mutluluğun Resmini Çizebilmek  <<< 06-07-06

 

Özeleştiri <<< 01.07.06

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Copyright © Kovara Veger 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 

 

 

 

 

 

 
 

 

 

 

 

 

 
 

 

 

 
 

 

 

 
 
   
 
 

 

 

 

 
 
 
 

 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

 

 


     

       Kovara Veger copyright © 2003 - 2006