ÖZELEŞTİRİ
Merhaba diyerek Vegernu okurlarını selamlamak istiyorum. Veger dergisinin kuruluşundan itibaren içinde olan ama çokta ciddi katkısı olmayan biri olarak gelinen noktada öz eleştiri vermek gerektiğini düşünüyorum.
Yaşamımızda doğru bildiğimiz, katıldığımız, ortaklaştığımız bir çok şeyi hep birilerine sorumluluğu bırakıp, sırt üst yatarız. Sonrasında da hep eksikleri konuşup kendimizi de işin dışında tutarız. Bu tarz genel bir hastalığa dönüşmüştür. Veger’in ilk toplantılarına yurt dışında bulunduğum esnada tesadüfen katılan biri olarak, toplantılarda “dergiye sahip çıkın” derken kendim yeterince sahip çıkmadığımı bugün daha iyi görüyorum. DEHAP’taki sorumluluklarım bir gerekçe olarak sıralana bilinir. Böyle yapmak kolaycılık olur. Bir yurtsever gerekçelere sığınmak yerine neden kendimi yeterince planlayıp, örgütleyemedim diyerek eleştirmeli. içine düşülen eksikleri neden tamamlayamadım diyerek özeleştirel yaklaşmalı. Bu anlamıyla halktan özür diliyorum. Mücadele arkadaşlarımdan özür diliyorum. Bu özür aynı zamanda bundan sonra ki çalışmalarda bir daha aynı hataya düşmeyeceğimin sözüdür.
Bizler iddiaları büyük olan insanlarız. Diyoruz ki değiştirip, dönüştüreceğiz. Değiştirip, dönüştürmek çok basit bir şey değil. Aksine çok donanımlı olmak, komplike olmayı gerektirir. Bir dergiyi yaşatamıyorsak, ülkeyi nasıl yöneteceğiz? Problemimizde burada. İstiyoruz ki birileri bizim yerimize eksiklikleri görsün ve yapsın. Neden bu birileri biz olmayalım? Neden çözümü hep birilerinden bekleyelim? Öncü dediğin öngörü sahibidir. Öngörüden yoksun olanlar, çözüm üretemeyenler, öncülük yapamazlar. Mücadelemizde örnek alacağımız çok kişi var. Tüm dünyanın, özelde de Kürtlerin yakından takip ettiği sayın Abdullah ÖCALAN’ın yaşadığı tecrit koşullarına rağmen, ürettiği çözüm perspektifleri gördükçe, ülkeyi daha iyi yöneteceği iddiası olan bizlerin içine düştüğü aczi daha iyi algılıyorum. Buradan da algılayacağımız gibi hiç bir gerekçeye sığınmadan sorumluluğumuzu yerine getirmenin yollarını bulmalıyız, yaratmalıyız. Bunun için yeteri kadar imkanımız ve insan gücümüz var. Yeter ki harekete geçelim. Gücünü bilen, sistematik bir çalışmayla altından kalkacağımıza inanıyorum. Sızlanıp, şikayetçi olmak bizim işimiz olmamalı. Üreterek nasıl örnek olabileceğimizi göstermeliyiz.
Arkadaşlar benimle ilişkiye geçip, dergiyi yeniden çıkarmaya başlayacağız dediklerinde çok mutlu olmuştum. Bu mutluluk aynı zamanda eksiklerimin tamamlanması hatta ört bas edilmesi olarak rahatlatmıştı (!) Ne yazık ki şimdilik dergi sanal alemde yayın hayatına devam ediyor. Umarım en yakın zamanda görsel olarak ta yayın hayatına geçer. Bu çok kolay olmayacak. Çünkü biz millet olarak çok konuşan ama az yazan bir milletiz. Veger Nu genel bir siteden çok Orta Anadolu motifinin ağırlıkta olduğu ve buradan da genele bakan, ulaşan bir site olmalıdır. Bunun üzerinde yoğunlaşmamız gerektiğini düşünüyorum.
Bizler tüm eksiklerimizi aşacağımıza inanıyorum. Bunu söylerken tarihimize bakarak söylüyorum. Daha düne kadar kendinden, ırkından utanan bizler, bugün kendisine ve ırkına sahip çıkıyor.
Daha düne kadar köksüz bir ağaç, yaprak gibi 400-500 yıldır sağa sola savrulurken, bugün köklerimiz Kürdistan’a ulaşmış durumda. Bunun içinde bedel ödeyen tüm arkadaşlarımı sizlerin şahsında bir kez daha saygıyla anmak istiyorum. Sizler görevinizi layıkıyla yaptınız ve bayrağı bize devrettiniz. Umarım size ve halkımıza layık oluruz.
01.07.2006
Mehmet BOZDAĞ