|

_______________________________Hasan Hüseyin Deveci_______________________________
İÇ ANADOLUDAN SANATA GÖNÜL VERENLER-1
ERDOĞAN KARA ile Söyleyişi
Kendinizi bize tanıtabilirmisiniz.
Adım Erdoğan Kara, Konya Cihanbeyli Büyük Beşkavak Kasabasında doğdum. İlk öğrenimimi kasabada orta ve lise öğrenimimi de Konyada bitirdim. Liseyi bitirir bitirmez 1997 yılında, İsveçe mülteci olarak geldim.Ve halen bu ülkede yaşıyorum.
Sanatın başka bir dalı değilde,şiir ile ilgileniyorsunuz.Neden şiir?
Ben sanatın değişik dalları ile de ilgileniyorum, çünkü sanatın tüm yaratıcılığına hayranım. Tiyatro ve müzik'lede
ilgileniyorum. Daha önce İsveç'li bir tiyatro grubuyla oyunlar oynadım.
Neden şiir sorusuna gelince bu sorunun cevabını bende bilmiyorum. Belki çok duygulu bir insan olduğum için, belki de içimde ağir cezaya vurulmuş duygulari içimden kağitlara dökup bir nevi kendimi ifade etmek içindir.Ama neden özellikle şiir bende bilmiyorum.
İç Anadolulu ses sanatçılarının ortak bir özelliği ,türkülerinde sevda konusunu ağırlıklı olarak işlemeridir.Sizin şiirlerinizde de dikkatimi çeken bu oldu.Bu konuda neler söylemek istersiniz.
Bizde ayrılmış sevdalar daha çok ağırlıklı. Yani bir aşkı ve bir dostluğu veya kendi bölgemizdeki yaşamamiz gereken tüm hevesleri ardimizda birakip gidiyoruz, veya birakmak zorunda kaliyoruz. Ve sanatçilarimizda gerek müziklerinde gerekse sözlerinde ayrilmiş ve aci çekilmis canli sevdalar yaşiyorlar hayatlarinda, ve bu sevdalar hangi sanat diline vursan kendini çok iyi bir sekilde ifade ediyor. Bu yüzdendir türkülerimizde sevdaya ağirlik veriliyor.
İç Anadoludaki,sanatsal gelişmeler hakkında neler düşünüyorsunuz.Yöredeki sanatçılarla,ilişkileriniz varmı ve ilerde beraber çalışmalarınız olacakmı.
Bu son yillarda müzik alanında çok güzel şeyler yapılıyor ve umarim daha güzel sonuçlar çikar ortaya. Yörede yeni yetişen ve belki kürtçe kaseti çikabilecek çocukluk arkadaşim Nurettin Kanoglu var. Kendisi Almanyada yaşıyor, onun için şarki sözleri yazdim. Olurya kaset çalismasina başlarsa ona vereceğim sözleri. Kendi çalismalarimla çok mesgul olduğum için vakit de bulamiyorum.
İç Anadoludaki insanlarımızın,özellikle Kürt Özgürlük Hareketi ile birlikte,anakaynağa dönüşünü ve son siyasal gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz.
İç Anadolulu insanlarimiz yıllardır kimlik arayişina çikmişlardi. Atalarimizin nerde olduğu ve gerçekten nerden geldiğimiz araştiriliyordu. Ve bu arayiş ve buluşma Kürt Özgürlük Hareketiyle birleşti. İç Anadolu Kürtlerimizi ben eskiden Kürdistan tarfindan terkedilmiş Kürtler diye görüyordum. Ama şimdi Kürt Özgürlük hareketi hem İç Anadoluyu hemde Kürdistanin birleşmesine sebeb oldu. Bu çok iyi bir şey. Son siyasal gelismeler ile ilgilide şunu eklemek isterim; Türkiye ve İranin Kürtlere olan düşmanliğini kiniyorum.
Sanat hakkındaki görüşleriniz,özellikle Kürt sanatı ile ilgili bizlere neler söylemek istersiniz.
Sanat bir insanın yaşam şeklidir , hayattaki duruş şeklidir, kendini, insanlari ve bir toplumu ifade şeklidir. Kürt Sanati bence acilarla çizilmis, yazilmiş, söylenmis ve oynanmiş bir sanattır. Bir çok değerli Kürt sanatçimiz var, hepsinin dilinde ve kaleminde de barişi istiyen savaşi kinayan ve savaşin getirdiği acilarin ifadesi var.
Ki Kürt oluşumuz ve bölgedeki konumumuz bunlari anlatmaya elverişli. Bizde isterdik neşeli şeyler yazip söyleyelim. Ama Kürt halkinin yaşantısı acilarla dolu olduğu için sanatimiz biraz hüzünkar olabiliyor.
Sanatçı ve sanatın devrimdeki yeri ve önemi?
Yaşanilan ve yaşatilan her ani insanlara bunun önemini hissetirmeli. Çünkü sanat bir dünyaysa Sanatci bu dünyanın icinde bir duygu yumağidir.
Klasik bir soru ama ,bunu soramadan geçemeyeceğim.Şiirlerinizi nasıl yazıyorsunuz,o anki ruh haliniz?
Şiir yazarken o anki ruh halim şiirlerimde belli oluyor galiba. Olaylardan etkilendiğimden, bazen bir müzigin sesinde veya bir ressamın taplosundan etkilendiğimde kendi dünyami o taployla karşi karşi getirdiğimde duygularimin hareketliliğini hissederim.
Örneğin kitabimdaki SANOMİ şiiri tamamen bir müzigin tellerinden çikardigim bir şiir. Duygularimi harekete geçiren insanlarin yaşanmiş olaylarinda da şiir yazabiliyorum. Örnegin BEN GELİRKEN şiirinde iki kişinin intihar olayi var. Özellikle yaşanilan olaylardan etkilendiğimde yaziyorum.
Şiirlerinizdeki duygular size göre okuyucu tarafından iyice algılanıyormu.Okuyuculardan aldıgınız,tepkiler nasıl ?İlk kitabınıza ilgi nasıl?
Yok öyle yanliş algılama ve algılanmiyor gibi bir sorun yaşamadim. Aldigim tepkiler oldukça sevgi dolu tepkilerdi. Kimileri üzüldüğünü söylediler, biraz karamsar yazdıgımı söylediler. O anki şiirsel halim belki öyle gerektirdiği için, diye cevap veriyorum çoğuna. İlk kitap olmasina rağmen beklediğimin üstünde bir sonuç aldim. Hayal kırıklığına uğramadim yani.
Kitabinizın kapağında,karamsar ve bir kaos ortamı yansıtılmış.Bu içerikle bütünleşiyormu,yoksa bilinçli yapılan bir dikkat çekmemidir?
Biraz içerik ile bütünleşen bir resim oldu. Ordaki el avuçlari resmi, benim kendi çektiğim resimdi.Ve çektiğim resmi görünce sanatsal bir resim oldugu anladim. Onu kitabin kapaği için gönderdim ,yoksa daha farkli çektiğim resimlerde vardi. Resim siyah beyaz olacak diye düşünmüştüm. Ama Nadire Işık resme renk verince kitabin içeriğiylede bütünleşmiş oldu.
´´Beni İki Kere Sev´´adlı şiirde, ki kitabınızada bu şiirin ismini vermissiniz,dikkatimi çeken;sanki bir şiirden ziyade,bir öykü veya makale gibi yazılmış.Bunu açıklayabilirmisiniz?
Beni Iki Kere Sev şiiri, hikaye-şiir şeklindedir. Askere giden genç bir delikanlılının son ugurlayişini anlatan bir hikaye-şiir ve orda şiirleşen üçtane kahraman var. Şiir bölümü o üç kahramanın duygularından kaynaklanıyor.
Bu şiir askere giden bir arkadaşımın intihar edip ölü olarak dönmesinden kaynaklandi.Ondan kitaba bu ismi verdim.
´´Küçüklüğümden Kalan´´ adlı şiirinizdeki duygularınızi bende sizinle paylaşıyorum. Avrupanın dört tarafında yaşayan çocukluk arkadaşlarıza yazdığınız bir şiir.Nasıl bir duygu,bizimle paylaşabilirmisiniz bunu .
Terkedilmiş bir duygu, yanliz. Özlemlerle dolu, belki bu yüzden o arkadaşlarımı unutamadim. Onlarla unatamadığım aci ve tatli herşeyi benim için bir hazinedir.
Onlari tekrar selamliyorum burdan.
İkinci kitabınıza başladınız, bize kısaca anlatabilirmisiniz.Aynı formattamı olacak,değişiklikler varmı.
Şuan, ilk kitabımdan bazı seçme şiirleri Isveççe yayınlayacağım bir kitap hazırlıgı ile uğraşıyorum . Bu kitap Isveçte yaşadıgım 5 senelik illegal hayatimla ilgili ve ayni kaderi yaşayan insanlarla ilgili.
Türkçe ikinci şiir kitabim ise Arayısına son bulmak isteyen birini anlatiyor ve yine arayısın içindeki yanlızlık duygusu var.
Okuyucular ve şiir severler ,kitabınızı nasıl veya nereden temin edebilirler?
Okuyucuların kitabı bulabileceği kitapevleri :
Medya Kitapevi ---İstanbul
Sanat Kitapevi ---Ankara
Dilan Kitapevi ---Diyarbakır
ABC Kitapevi --- Kızıltepe
Toplum Kitapevi ---Van
Derğimizin okuyucularına,vermek istediğiniz bir mesaj veya son cümleleriniz?
Bana derğinizde yer verdiğiniz için size çok teşekkür ediyorum. Okuyucularinıza keyifli saatler ve sizlerede iyi çalışmalar dilerken,yöremize yönelik yaptığınız bu çalışmalardan dolayı,derginin tüm emekçilerine teşekkürler. Söyleyişimizi , son yazdığım şiirimle bitirmek isterim. Teşekkür ediyorum.
CAN KIRIKLARI
Hayalin kırıldığı noktada
Ona hüzün diyorlardı
Ve elim kapının arkasında
Elimle birlikte yüreğimde aynı anda
Kırılan hayallerin arkasında
Ben değerimi ölümüme sakladım.
Sensizligin içinde adina hayat dediğimiz
Benim en büyük yanlizliğim
Acının içinde aciyi yakmak
Ve sevgilim bir hayalin içinde
aciyi yakarken senin elini tutmak
Her zamanin içinde yeni bir insandir zaman
Tanri zamanin içinde insan yüreğine muhtaç
Ve sevgilim belki bir gün aç kalirsam
İşte o zaman ben senin yüreğine muhtaç...
|