|

_______________________________Hasan Hüseyin Deveci_______________________________
KÜRTLERİN MADDİ KÜLTÜRÜNDEN KISA NOTLAR
Kürtlerin yaşadığı ülkelerin egemenlerinin inat ve bilinçli olarak devamlı dedikleri,
“Kürtlerin tarihi yoktur.”
“Kürtçe aslında Türkçe,Arapça yada Farsçanın şivesi veya lehçesidir.”
gibi temelsiz söylemlerin artık hiçbir anlamı kalmadı.
19. ve 20. yüzyıllarda Kürtlerin büyük bir kısmı göçebe-yarı göçebe bir hayat sürdürmüşlerdir.
Bu yaşam biçimi bugünde bazı yörelerde görülmektedir.Ama bu demek değildir ki, (Kürtlerin dil ve kültürleri gelişmemiş ve ilkel bir millettir) Bu tür söylemlerin sosyo-kültürel bir temelden ziyade politik kaygılarla ilişkili olduğunu biliyoruz.
Kürtlerin sözlü edebiyat geleneğinin yazılı edebiyatlarından daha gelişmiş olmasının” maddi kültürlerinden, göçebe-yarı göçebe yaşam biçiminden koparak geriliğin,ilkelliğin bir göstergesi olarak sunmaya çalışmak,bilimsel yaklaşımla da bağdaşmaz.
Egemen sınıfının butür resmi yaklaşmalarının bir yansıması ve ileri sürülen tezlerinin ne kadar asılsız olduğunu ve komik duruma düştüklerini hepimiz biliyoruz.
Çeşitli dönemlerde hatta şimdi bile söylenen DAĞLI-İLKEL söylemini dillendiren egemenler,bir adım ötesindeki Kürtleri ,medenileştirmek-kendilerine benzeştirmek ( asimilasyon) için zor kullandı her zaman.
´´Medenileştirme operasyonları´´nın asıl hedefi Kürt maddi kültürünün tahribatı olmuştur.
Cumhuriyetin ilk yıllarında çıkan Kürt İsyanlarında ´´medenileştirme´´,denetimi sağlamak için göçebe/yarı göçebe Kürtlerin ´´zorunlu iskan´´ı olarak uygulamıştır.
Halkların ayırt edici özelliklerinden biride maddi kültürüdür.
Kürdolojinin 200 yıllık bir geçmişi olduğunu biliyoruz.Kürt etnografyası ve özellikle maddi kültürüne ilişkin bilgi ve materyallarin çoğu,Avrupalı bilginlerin Kürtlerin yaşadığı bölgelerdeki gezi ve izlenimleri,yaptıkları araştırmalar ve koleksiyonları için topladıkları eşyalardan oluşmaktadır.
Kürtlerin yaşam biçiminde,yüzyıllardır iklim koşulları ve toprağın yapısı önemli bir rol oynamıştır.
Bu nedenledir ki Kürtlerin büyük çoğunluğu ,yerleşik bir ´´eken ve biçen´´den çok hayvan yetiştiricisi,göçebe-yarı göçebe olarak yaşamlarını sürdürmüşlerdir.
19.yüzyılın birinci yarısından bu yana özellikle kuzey Kürdistan”da Kürtlerin yerleşik bir yaşam sürdürdüğü de bilinmektedir.Kürtlerin yerleşik hayata geçmelerinde eski ekonomik uğraşlarını yürütme olanaklarını yitirmeleri, dolayısıyla hayvancılık yerine tarımın ağırlık kazanması ve özellikle belli başlı kentlerde zanaat ve ticaret belirleyici olmuştur.
BAZIL NİKİTİM ,Kürtlerle ilgili sosyolojik ve tarihi incelemesinde,Kürtlerin yaşam biçimi ve uğraşları ile ilgili şu bilgileri veriyor :
´´Kürtler yerleşik ve yarı yerleşik olarak ikiye ayrılırlar.Gerçekten de göçebelerin sayısı sürekli azalmaktadır.Çünkü bunlar gittikçe yarı yerleşik hale gelmektedirler.Bunlar kışı ovalardaki kerpiç evlerde geçirirler,ilkbaharda ekim yaparlar,tarlalarını koruyacak birkaç adam bırakıp sürüleriyle birlikte yüksek yaz otlaklarına çıkarlar.Kürt coğrafyası sadece bir göçebe yada ekici ülkesi değıldir.Aynı zamanda,bazı zanaat geleneklerinin ve çalışma usullerinin oluştuğu kentler ve kasabalar çoktur.Örneğin Van, Bitlis,Erbil,Senneh,Savucbulag gibi kentler,zanaatın ve her türlü biçiminin gelişmesine elverişli bir ortam meydana getiren salt Kürt yerleşme merkezleridir.´´1
Göçebe ve yarı göçebe Kürtlerde temel konut tipi çadırdı ( kon-reşmal ).
Çadırların yapısı,büyüklüğü,kalitesi ve iç yapısı ailenin maddi durumuna (sahip olduğu büyük ve küçük baş hayvan sayısına) göre değişiyordu.
´´Çadır girişinin tam karşısına,gündüzleyin,gece yatarken yere serilen yataklarla yorganlar istiflenir.Yiyecek maddeleri yün torbalarda ve toprak çömleklerde saklanır.Ocak,genelde çadırın dışında iki-üç taş yardımıyla kurulur.Girişin her iki tarafında koyunlar için,etrafı çevrilmiş ağıllar yer alır,çadırın önünde atlar ve büyükbaş hayvanlar için özel bir yer ayrılır.´´2
Yerleşik yaşama geçmiş Kürtlerde konut,yerleşim alanının coğrafi yapısına göre farklılıklar gösterir.
´´Ovalarda yer alan yerleşmeler orta yükseklikte dört duvar ile çevrilmiş evlerin düzensiz kümelenmesi ile dikkat çekiyor.Dağ yerleşmelerinde tam tersine aşağıda inşa edilen evin düz çatısı,yukarıdaki evin sanki avlusu konumunda.´´3
Taştan inşa edilen konutlarda ara malzeme olarak kil-çamur,toprak konutlarda ise güneşte kurutulmuş kerpiç ve kil çamur kullanılmaktaydı.
Arap,Ermeni evlerinden farklı olarak Kürt konutlarında balkon yoktur.Kürtlerde ´´ocak´´( tennur-kani) saygın bir yere sahiptir.Hem ısınma hemde ekmek-yemek pişirmede kullanılan ocağın tütmesi,bir soyun dirliğinin,devamının göstergesi olarak kabul edilir.
Bazıl Nikitin,Kürt giyiminin fiziksel ortama göre değişiklik gösterdiğini belirtiyor.
T.F.Aristova şöyle açikliyor bize;
´´Doğu Türkiye,Suriye,Kuzeybatı İran,Kafkasya bölgelerinin kadın kıyafetlerinin özellikleri....Bel altı giysisi-şalvar(hevalkras),iç beden giysisi-gömlek(kras),üst beden giysisi-elbise(entari ),işlemeli,üst beden giysisi-yelek(elek)ve hırka (kortik),bel üstü giysisi-etek(navdere-tuman),bel üstü giysisi-göğüslük şal(şaliek,dara ),evde örülmüş yün kuşak(peşt,peşten)veya gümüş kemerden (kemer,kember)oluşan ve tümü bir arada bir bütünü meydana getiren bir takım özgündür.
Ayakkabı olarak,yün çorapların (gora )üzerine topuklu,arkası açık deri terlikler kullanılırdı.
Kadınlar,başlarını çoklukla türlü ipekli ve pamuklu kumaştan şallarla kaplarlardı.Düğün ve bayramlarda kadınlar başlık olarak ,kofi veya kenarlarına sarı lira dikilmiş fes takarlardı.´´4
Kürt kadınları ayrıca süs eşyaları olarak küpe(gohar,guar) hızma(karafil,hazem),halhal,bilezik(bazen,kavidast),yüzük (gustlik),göğüs süsü olarak reht takarlardı.
Hayvancılığın yaygın olmasına bağlı olarak Kürtlerin beslenmelerinde hayvansal ürünler önemli yer tutuyordu.
Kürtler sütten yoğurt (mast) ,lor (torak) ,tereyağ (run) , peynir(panir) yaparlar.
Yoğurdu yayıkta çırparak elde edilen yağ ayrıştıktan sonra geriye kalan ayran (daw)içecek olarak kullanırlar.Maya kullanılmadan pişirilen ekmek pişirme biçimine bağlı olarak nane tanure (tandır ekmeği) ve nane saci,nane sele (saç ekmeği) adını alır.
Kürtlerin beslenmesinde önemli bir yeri olan bulguruda unutmamak gerekir.Bulgur pilavının(grar) yağ ile yapılanına grara run,et ile yapılanına grara bi goşt,tavuk ile yapılanına grara bi mirişk denir.
Bu kısaca özetlenen ,Kürt maddi kültüründen unsruların bugün kaçının korunduğu ve sürdürüldüğü ayrı bir tartışma konusudur.
KAYNAKLAR
1)Bazil NİKİTİM, Kürtler,Deng Yayınları, sf 87 ve 108
2)Bazil NİKİTİN , Kürtlerin Maddi Kültürü,Avesta Yayınları, sf 157 ve 158
3)Age, sf 136
4)T.F.ARİSTOVA, Kürtlerin Maddi Kültürü,Avesta Yayınları, sf 189
Hasan Hüseyin Deveci
hh-deveci@web.de
www.hasanhuseyindeveci.blogspot.com
KÜRTLERİN MADDİ KÜLTÜRÜNDEN KISA NOTLAR << 12-08-06
Kürt Tiyatrosunun Kaynakları << 01-07-06
PABLO PICASSO ve GUERNICA << 10-06-06
NEMRUT DAĞI ve KOMMAGENE KRALLIĞI << 21.06.06
BÜYÜK ŞAİİR CİGERXWİN << 24.06.06
|