Kovara Siyasî,Çandî,Hunarî,Dîrokî,û Lêkolînî ya Kurdên Anatoliya Navîn

Ser Rupêl

  

Nûçe

Çand û Huner

Nivîskar

Sehîd

Kovara Veger
Aborî

Ferheng
Dîtin û Raman

Civak û Jîn

Spor

Medya

Polîtîka

Dîwanxane

Cîhan
Edîtor

Girêdan

Têkîlî

Lêkolîn
Defterê Nîvana

Album
Kurden Anatoliyên
Kurdistan
Gundên Kurdên Anatoliyên
Gundên me
Pirtûkxane
Arsîv

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 


 

 

 


 


 

_______________________________Hasan Hüseyin Deveci_______________________________

 

NEMRUT DAĞI VE  KOMMAGENE KRALLIĞI

Hazırlayan : Hasan Hüseyin    ressam1972@msn.com

 

UNESCO´nun Dünya tarihi şehirleri ve değerleri koruma listesinde yer alan NEMRUT DAĞI ayni zamanda , Dünyanin 8. harikası olarak ta bilinir.

 

NEMRUT

TANRILARIN GÖKSEL TAHTI

GÜNEŞE EN YAKIN HEYKELLER

DÜNYANIN EN GÜZEL AÇIK HAVA MÜZESI

GÜNEŞIN EN GÜZEL DOĞDUĞU VE BATTIĞI YER

VE HALEN SIRLARLA DOLU BIR DAĞ

 

 

NEMRUT DAĞI  ve  KOMMAGENE KRALLIĞI

 

Yunanca “Genler Topluluğu” anlamına gelen Kommagene , ismiyle bağdaşırcasına , Grek ve Pers

Uygarlıklarının , kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallıktır.

 

Toros Dağlarındaki çeşitli yolların birleştiği noktada bulunan antik Kommagene Krallığı , Suriye’nin Kuzeyi , Hatay , Pınarbaşı , Kuzey Toroslar ve doğuda Fırat Nehri’nin çevrelediği verimli topraklarda yer almıştır. Tarıma ve hayvancılığa elverişli  ve ekonomik önemi yüksek sedir ağacı ormanlarını barındıran Kommagene topraklarının , ilk çağlardan beri yerleşim alanı olarak kullanıldığı cıvardaki mağara ve arkolojik buluntulardan anlaşılmaktadır.
 

Sanayi devrimiyle birlikte dünyada kültürel ve özelliklede arkeoloji alanında büyük araştırmalar başladı.
Işte bu araştırmalardan biride , NEMRUT DAğı Serüveni idi.

 

1881 yılında Izmir Alman Konsolosluğundan, Berlin  Uluslar Akademisine bir telgraf gelir .Bu telgrafta bir  Alman demiryollari mühendisi  Anadolunun  doğusunda , bir tepede olanüstü bir kalıntının olduğundan bahsediyordu. Bu kişi demiryolları mühendisi KARL SESTER di.
Bunun üzerine Akedemi en iyi elamani Otto BUCHSTEIN´i demiryolu mühendisi Karl SESTER ile birlikte bölgeyi incelemek için gönderir.


Bu zor yolculukla serüven başlar ve tepeye ulaşmaları  onların iki ayını alır ,oraya çıkınca hayran kalırlar böyle bir tarihi şah-eser onları büyüler ve zaman kaybetmeden araştırmaya başlarlar.



Ilginç olan çok şeyler vardi mesela ,Anit Mezarin denizden 2100 m yükseklikteki tepeye açılış sebebi nedir.Bu çok ilginç ve esrarengiz bir kazi olacaktı onlar için. Onlar bu kalıntıların ASURLAR´a ait olduğunu iddia ettiler,ama bu doğru değildi.


Bu anit mezar KOMMAGENE KRALLIĞI´na aitti.


Kommagene Krallığı , Mezopotamya ´da Fırat kıyılarında kurulmuş bir ülke idi.


M.Ö.2.y.yılda Büyük ISKENDER´in Generallerinden biri tarafından SELEUCID IMPARATORLUĞU kurulmuş ve  bu Imparatorluk büyük karışıklık içinde idi .Ordaki küçük beylikler birer birer kendi bağımsızlıklarını ilan ediyorlardi.

 


KOMMAGENE de bunlardan biriydi M.Ö.163 te KOMMAGENE bağımsızlığını ilan etti.Kommagene Mezopotmyada yani şuanki Adiyaman ve Kahta yakınlarında yaşamış ve kurulmuş bir ülke idi.
Kral SAMOS babasından ülkeyi devraldı ve güzel bir şekilde yönetti.
Ülkenin halki farklı kültürlerden oluşuyordu.

                                                             
Başketi SAMSAT ti.Kral SAMOS dış tehtitleride dikkate alarak oğlunu stratejik bir planla evlendirdi.Oğlu MITRADADIS KOLINIKUS´u bir SELEUCID Prensesi olan LAUDIKE ile evlendirdi.
Ve böylece tehlike kalmamıi oldu ayni zamanda KOMMAGENE ve SELEUCID ile beraber Mısır Hanedanlığına katılmış oldu.


Bu evlilikten bir oğullari oldu ismini  ANTIOCHUS  koydular ve babasının yerine zamanla tahta geçti.


ANTIOCHUS , Kitabelerde kendisinin Büyük Iskender ve Pers Kralı Darius´un soyundan geldiğini söylüyordu. Yani doğu ile batı kültüründen geldiğini söylüyordu.

 

 

 

Bunu zaten kabartmalardada okuyabiliyoruz.Ve buna en iyi örnek olarak Doğu ve Batı Teraslarına yaptırdığı heykellerden anlayabiliyoruz.Kendisini her iki kültürün ortak bir sentezi olarak görüyordu.



PERS-ROMA ve ERMENI KIRALLIKLARI KOMMAGENE Ülkesini tehdit ediyorlardı. Zaten küçük bir ülke idi bu büyük üç dev arasında sıkışmıştı.


Ermeni Krali BÜYÜK TIGRAN ,  KOMMAGENE´nin korkulu düşmanı olmuştu. M.Ö.1.y.yılda Ermeni Krali Büyük Tigran ülkesinin sınırlarını güneye doğru genişletmek istiyordu ve güneyindeki KOMMAGENE Krallığını egemenliği altına almak istiyordu.M.Ö. 70-69 a kadar yani 17 yıl boyunca Kommagene Ermeni boyduruğunda kaldı.


Roma Kralı POMPEI Doğuya acılmak istiyordu ANTIOCHUS ona yardım etti ve onun güvenini kazandı.
M.Ö.62 yılında Romanın güveni kazandığı için ZEUGMA Şehri ile ödüllendirildi.
Zeugma tıcari bir şehirdi bu Antiochus´a maddi açıdan çok yarar getirdi ve çok paralar kazandi. Orda o paraları kazanmasaydi böyle büyük bir anıt mezarı yaptırması zor olacaktı.


Antiochus kendisini FLOROMAN yani Roma dostu olarak adlandırıyordu.

                                                  


Ve Krallığının sınırlarını tek damla kan akitmadan genişletmeyi böylece başarmış oldu.


Antiochus becerikli diplomasisiyle M.Ö.36 ve 62 yılları arasında barışın ve refahın tadını çıkardı.


Antiochus bu dönemde şehirlerin mimarisine ve tarihte eşine az rastlanacak tapınak inşaasına başladı.

Ve gittikçe Kraldan çok kendisini ilahlaştırmaya başladi,çok farklı kültürlere sahip olan halkını , kendisinin  ilah  olduğu bir din merkezi altında birleştirmek istiyordu.

 


Antiochus ilk Kültürel çalışmasına babasının Kahta Çayı üzerindeki ARSAMEYA´da bulunan tapinağını yapmakla başladi.


" Ben atalarımın kutsal emanetlerini onlara yaraşır saygi içinde,benden sonrakilerine aldığımdan daha büyük daha güzel biçimde devretmeyi aklıma koydum.Her şeyi dikkatım ve özenimle yeniden inşaa ettirdim veya onarttım veya büyüttüm. "


Yıllar geçtikçe dengelerde değişiyordu ,Antiochus damadının tarafını tutup Romalılarla ters düştü.
Bunun üzerine dünyanın en büyük ordusuna sahip olan Roma ,KOMMAGENE´ye savaş açtı.

Ama Antiochus en iyi savaşçılarını Samsat Kalesine yerleştirdi ve çok çetin bir savaştan sonra , zoru başarıp  Roma ordusunu hayal kırıklığına  ugrattılar.Savaşı  Antiochus kazandı..
Ve Roma anlaşma imzalamak zorunda kalmıştı.


Antiochus bunun getirmiş olduğu rahatlık ve itibarla NEMRUT DAĞI nin en tepesine bu büyük hayali olan Anit Mezari yaptirmaya başladı.


Bu Mezar kendisinin başarısının belirtisi ve halkı içinde hac şehri olacaktı.Burda onu ve tanrıları sonsuza dek onurlandıracaklardı.


ANTIOCHUS tarihte yerini sağlamlaştırmak ve ölümsüz olmak istiyordu.NEMRUT Dagındaki ANIT MEZAR kendisinin hayatta ikende Tanrı olarak gösterilmesini sağlayacaktı .Vasiyetinde öldükten sonrada halkının  O nu senede ,  iki defa ziyaret etmesini emretmişti.


Bu ona hem halkının hem diğer kralların hemde Tanrıların gözünde itibar kazandıracaktı.


ANTIOCHUS yaşamının son yıllarına kadar anıt mezarını süslüyerek ve Kültürü yayarak yaşadı.
M.Ö.38 ve 32 yıllarında Antiochus öldü ! yerine oğlu II.MITRADADES geçti.



Anit Mezar ile ilgili bazı arkeolojik ve teknik bilgiler:


HELENISTIK-PERS ve HITIT Tarzlarının Sentezinden oluşan heykeller bu anit mezarda vardi,yani öncekilerine göre bir yenilikti bu.
Yunanca yazıtlar ,Kral ve Ilah Figürleri ağirlikta.


Batı Terasında bulunan Aslan kabartması da çok önemli idi,bulunan aslan kabartması Realist Yunan geleneğine göre yapılmştı. Kafası ve yelesi Hitit sanatının etkilerini taşıyordu .
Aslanın üzerinde; 3 gezegen resmi çizilmişti  bunlar JÜPITER-MERKÜR ve MARS tı . Ve aslanın üzerinde 19 Takım yıldızı ve Hilal biçiminde bir AY vardı. Bu üç hilal mabeddeki Tanrı Heykellerini temsil ediyordu.

 

Nemrut Dağını üç bölümde incelemek gerekir.

 

1-    Doğu Terası

2-    Batı Terası

3-    Kuzey Terası

 

DOĞU TERASI: Güneşin doğusu ilk burdan görülür.Sert kayalardan oyulmuş merdivenli yollardan geçilir.Doğu Terası, Tanrılar Galerisi , Atalar Galerisi , Sunaktan oluşur.

Tanrı Galerisindeki devasa heykeller ,sırtını anıt mezara dönmüş biçimde sıralanırlar.

 

BATI TERASI: Burda güneşin doğusunu izlemek bir ayrıcalıktır.Yine burda , Kral ANTIOCHUS´un , tanrılarla selamlaşması ve 5 kabartma ( rölyef ) bulunmaktadır.Aslan kabartmasıda burdadır.

Aslan kabartması  , 25000 yılda bir meydana gelen astrolojik bir olayın sembolize edilmiş halidir.

 

KUZEY TERASI: Burası  , Doğu ve Batı Teraslarini birbirine bağlayan 180 m  uzunluğunda bir tören yoludur.

 

Doğu ve Batı Terasinin her ikisinde  de tanrı heykellerinin  tahtların oluşturan , taş blokların arkasına GREK harfleriyle yazılmış 237 satırlık uzun bir kült yazıtı  ´´ NOMOS ´´ bulunmaktadır.

 

HASAN HÜSEYIN

 

 

NEMRUT DAĞI  ve  KOMMAGENE KRALLIĞI

 

PABLO PICASSO    ve  GUERNICA << 10-06-06

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

 

 

  

 

 

 

  

 

 

  

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


     

       Kovara Veger copyright © 2003 - 2006