Kovara Siyasî,Çandî,Hunarî,Dîrokî,û Lêkolînî ya Kurdên Anatoliya Navîn

Ser Rupêl

  

Nûçe

Çand û Huner

Nivîskar

Sehîd

Kovara Veger
Aborî

Ferheng
Dîtin û Raman

Civak û Jîn

Spor

Medya

Polîtîka

Dîwanxane

Cîhan
Edîtor

Girêdan

Têkîlî

Lêkolîn
Defterê Nîvana

Album
Kurden Anatoliyên
Kurdistan
Gundên Kurdên Anatoliyên
Gundên me
Pirtûkxane
Arsîv

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 


 

 

 


 


 

_______________________________Hasan Hüseyin Deveci_______________________________

 

"PABLO PICASSO    ve  GUERNICA"

 

 

Asil adi : Diego José Santiago Francisco de Paula Juan Nepomuceno Crispín Crispiniano de los Remedios Cipriano de la Santísima Trinidad Ruiz Blasco y Picasso López´dir.

25.Eylül 1881´de, küçük bir Ispanyol kasabasi olan MALAGA´da doğdu.

 

Babasi,resim öğretmeni ayni zamanda kasabadaki müzeninde müdürü idi.Anne tarafinda da ressamlar vardi.Tamammen sanatla dolu , sanatla iç içe olan bir ailenin çocuğu olarak doğdu.

Babasi yaptığı bir resimde ,Pablo nun resimdeki güvercinin ayaklarını yapmasını istemişti. Ve Pablo resimdeki güvercinin ayaklarini o kadar gercekci yapmişti ki babasi bunun üzerine ,fircasini ve boyalarini oğluna verdi ve bi daha resim yapmadı.

Picasso hayatı boyunca savaşa karşı olmuş ama hep de savaşla yaşamak zorunda kalmıştır. İspanya Halk Savaşı, I. ve II. Dünya Savaşları boyunca ülkenin çeşitli yerlerinde savaşa karşı çıkarak dolaşır.
Gençlik yıllarında Barcelona'ya, oradan da Paris'e giden sanatçı, Edouard Manet, Gustave Courbet ve Henri de Toulouse-Lautrec'nin calismalarindan çok etkilenir.1899 ve 1904 yılları arasında İspanya ve Paris arasında mekik dokurken kendi kimliğini oturtmaya çalışır. Arayışlara girer, denemeler yapar. Kübizm kapsamına giren işler yapmaya başlamadan önce pek çok başka resim akımı onu etkiler; özellikle realizm ve karikatür sanatı çok etkiler onu.

 

Picasso, Madrid'deki Royal Academy'de sadece bir sene akademik eğitim görmüş. Buna rağmen plastik sanatlarda çok üstün bir başarı sergilediğine kimsenin itirazı olmayacaktır sanırız. Doğal yetenek dedikleri bu olsa gerek.

Öncelikle bir ressam; ancak seramik çalışmaları ve bronz heykelleri var, kolajlar yapmış, şiirler bile yazmış. Resimlerinden birkaçı dünyanın en pahalı sanat eserleri arasındadır.

4 Mayıs 2004'te "Garçon a la Pipe" isimli eseri 104 milyon dolara Sotheby's'de satıldi.

16 yasinda Ispanya´nin meshur ressamlari arasina girmeyi basardi.

 

28 yaşında Dünyanin en büyük ve meshur ressamlarindan biri oldu.

 

38 yaşında ,o dönemin milyonerleri yani zenginleri arasina girdi.

 

Aslında bu yazımda size PICASSO´nun hayatindan ziyade onun en meşhur eseri olan GUERNICA´yi biraz anlatmak istiyorum.

 

1930 yıllarda artık dünyanin en tanınmış ressamlarindan biriydi.

 

Ama bence PICASSO´yu PICASSO yapan onun ölümsüz eseri , GUERNICA ´dir.

20.yüzyilin en önemli eseri olarak kabul ediliyor.

 

GUERNICA yapıldığı ilk dönemlerde,Faşişiler tarafindan ”YOZLAŞMIŞ “ , Komünistler tarafindan da “ ANTI-SOSYAL” olarak nitelendirilmişti.

 

PICASSO bu çaışması için şöyle demişti “ GUERNICA´da Ispanyol askeri yönetimine duyduğum korkuyu göstermeye çalıştım”.

 

GUERNICA çalışması bence PICASSO´yu ölümsüz kılmıştır.

GUERNICA

Guernica Ispanya´nin BASK Bölgesinde bir kasabanin  ismidir.

 

1937  Dünya Resim Sergisindeki , Ispanyol Pavillion´u en çok ilgi çeken yer olmuştu.Sanat çevrelerinin pek alışık olmadığı bir resim vardi karşılarında.Kaos ,korku ve karmaşık olan bu resim neydi acaba. Ebatlari aşağı yukari 3.5 m X 7.8 m ve çok büyüleyici idi.

Görenler şok olmuştu, bu dehasi eser 56 yaşındaki Ispanyol Ressam Pablo Picasso´nun GUERNICA´siydi iite.

Resimde siyah , beyaz ve gri renkler hakimdi.Evet bu dev tablonun bütünü siyah-beyaz ve grinin tonlarindan oluşuyordu.

 

Aslında sanatçı burda,Ölüm ve acının tonlarini aramıştır.Sanat çevrelerinin pek alışık olmadığı bir resim vardı karşılarında.Kaos ,korku ve karmaşık olan bu resim neydi acaba.

BASK bölgesinin bağımsızlık ayaklanmasında ,diktatör  FRANCO , Alman Faşizminden yardım ister  ve bu resmin serüveni bununla birlikte başlar.

İspanya İç Savaşı sırasındaki Alman bombardımanını sembolize ettiği bu büyük tablo, savaşın insanlık dışı, umutsuz ve alçakça tarafını yansıtır.

Sanatçı bu eserinde ilk kez Havadan yapilan bir terörist saldirinin sivilleri nasıl katledildiğini konu almıştı.

Bu resmin ismi  Ingilizlerin yerle bir ettiği Dresden veya Amerikanin ayni şekilde yerle bir ettiği Hiroshima ´da olabilirdi.Yerle bir edilen isimleri bile belli olmayan baska bir şehir veya yakılan 4000 Kürdistan köyünden birinin ismide olabilirdi.

 

Belkide sanatçı , Ispanya şehri Guernica için yaptığı bu resmini ,dünyada yakılan –yıkılan tüm şehir ve yerleşim yerlerinin bir sembolü olsun diye yaptı.

Yerleşim yerleri yakılıp-yıkılmasın , sivillere her ne olursa olsun dokunmamak gerektiğini vasiyet etmiştir belki. Savaşların  korkutuculuğunu , zulüm-baskı ve işkenceyi gözler önüne sergilemiş , insanlığın bu tablodan dersler çıkarmasını ve bu olayların devami olmamasını hedeflemiştir.

 

Kaçımız bu resimden haberdarız veya kaçımız bu resimde verilen mesajı algılayıp uygulamak istiyoruz ???

 

Gece , Guernica şehrine yapılan bombardıman ile kentin ve halkin katledilmesi bu çalışmada anlatiliyor.

Baskın gece olduğu için ,resim tamamen karartılmıştır, yani koyu tonlar kullanılmıştir.Izleyeni bilinclendirme ve aydinlatma hedeflenerek üst-orta bölümüne işik saçan göz şeklinde bir ampül ile elinde gaz lambası tutan bir kadin başı konmuştur.

Konuya anlam kazandırmak için, figürler sembolleştirilmiştir.Örneğin yerde bitkin yatan ve kırık kılıcını hala elinden birakmayan asker figürü umutsuzluğun ve yenilginin sembolüdür.

Resmin sol tarafinda ,kolları arasında ölü çocuğunu tutan ve çığlıklar atan annenin acısı izleyicileri de duygulandirmaktadir.

 

Boğa zulüm ve vahşeti , at ise korku içerisindeki Ispanyol halkını sembolize eder.Sağda yanan bir binanın alevleri tarafindan yutulan bir figür görülmektedir.

Yine boğa nın alt tarafında görülen kadın figürü vardır,ordan boğa´ya bakıp içındeki acı ve izdıraplarını anlatırcasına,göğsünde sıkı sıkıya tutup sakladıgı ölü bebeğini görüyoruz.

 

Sanatçı,boğa yı bir sembol olarak işlemiştir . Boğa, bir zamanların Genaralı ve sonrasının acımasız diktatörü FRANCO yu sembolize etmektedir.Diktatörün gücünü boğanın gücüyle dile getirmiştir.Resimde boğa figürü dışardaymış gibi yansıtılmıştır,

yani güç-otorite ( boğa= franco )dışardan, bu  kaosu-vahşeti  seyretmekle yetiniyor.

 

Bu tablodaki tek umud ışığı olan ve hiç birşeyden zarar görmeyen bir çiçek vardır.Yere serilmiş ,ölen bir askerin ellerinin arasında büyüyen bir çiçek...

 

Bu çiçeği şöyle sembolize edebiliriz; yaşama tekrar dönülebilir,ama savaşcılar ve savaşs durursa bu mümkün olur.Toplumun-halkın da buna yardımcı olup olmayacağı  belli oluncaya kadar ,tablonun ortasında ışsık saçan ampül ve kadının elinde tuttuğu gaz lambası ´nın ışığı ile çiçek büyümeye devam edecektir.

 

Sanatçının bu muhteşem tablosu , uzun yıllar New York´taki Modern Sanatlar Müzesi´nde asılı durmuştur.Çünkü PICASSO , Ispanya´ya demokrasinin olması gerektiğini ve gerçek anlamda Ülkede Demokrasi uygulanmadan tablonun ülkesine girmesine karşı çıkmışti.

Ve tam olarak “ Guernica ”  için   söyle demiştir ,“Bu resim İspanya Cumhuriyeti’nindir. Ancak, Franco faşizmi yıkıldıktan ve İspanya’da yeniden cumhuriyet ve demokrasi kurulduktan sonra gidebilir” diyerek resminin New York Çağdaş Sanatlar Müzesi’ne konulmasını ister.

Tablo ancak 1981 yılında kendi topraklarına geri dönerek CASON DEL BUEN REITRO´da sergilenmeye bailar.

1992 yılında REINA SOFIA MUSEUM açıldığında ise “ GUERNICA “ bu büyük müzenin en önemli parcası olarak yerini alır.

 

“Guernica” ile ilgili en bilinen ve çarpıcı anektod, 1938 yılında Fransa’da geçer. Bir Nazi subayı, Picasso’nun Paris’deki Seine Nehri’ne bakan atölyesine gelir ve Guernica’nın versiyonlarından birinin karşısına geçer.

Tabloyu uzun uzun seyrettikten sonra şaşkınlıkla Pablo Picasso’ya; “Bunu siz mi yaptınız?” diye sorunca, Picasso’nun yanıtı önemli bir ders olarak şamar gibi patlar: “Hayır, siz yaptınız!”

 

Evet PABLO PICASSO , 1973 yılında 92 yaşındayken Notre Dame´de, Vie´deki evinde yaşama gözlerini kapattı.

 

Acaba PICASSO daha uzun yaşasaydı?  , HALEPÇE´deki kimyasal bombardımanı veya yakilip-yikilan  ve bombalanan 4000 köyün resmini de yaparmıydı...????

 

PICASSO´dan bazı sözler:

 

“Herşeyi  söylemem ama , herşeyin resmini yaparım .”

 

“ Benim arayışlarımdan söz ediyorlar , ben aramam ki ... Bulurum .”

 

“ Ne yapacağını iyi biliyorsan , gidip de onu yapmanın ne anlamı var ? Nasılsa biliyorsan böyle bir deneye girişmenin bir anlamı yok. Başka bir şey yap , daha iyi .”

 

Hasan Hüseyin Deveci

 

 

PABLO PICASSO    ve  GUERNICA << 10-06-06

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

 

 

  

 

 

 

  

 

 

  

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


     

       Kovara Veger copyright © 2003 - 2006