HPG 'Kara Mayınlarına Karşı Mücadele Sözleşmesi'ni imzaladı


ZAGROS (15.07.2006)- Halk Savunma Güçleri (HPG) ile Birleşmiş Milletler'in desteklediği Cenevre Çağrısı Örgütü adlı sivil toplum örgütü arasında "Antipersonel Kara Mayınlarına Karşı Mücadele Sözleşmesi" imzalandı. İmzalar, HPG Genel Komutanı Dr. Bahoz Erdal ile Cenevre Çağrısı Örgütü Başkanı Elısabeth Reusse-Decrey tarafından atıldı.

Halk Savunma Güçleri ile Birleşmiş Milletler'in desteklediği Cenevre Çağrısı Örgütü adlı sivil toplum örgütü arasında "Antipersonel Kara Mayınları Yasaklama Deklarasyonunu'' imzalandı. Kandil'de yapılan İmza törenine, HPG Ana Karargah Komutanı Dr. Bahoz Erdal ile Cenevre Çağrısı Örgütü ve eski Cenevre Parlamentosu Başkanı Elisabeth Reusse-Decrey'in yanısıra aynı örgütün Program Direktörü Paascal Bongard ile Raportör Anki Sjöberg ve çok sayıda HPG yöneticisi katıldı.

Erdal konuya ilişkin yaptığı açıklamada, anti personel mayınlarının çok yoğun olması nedeniyle kadın ve çocuklar başta olmak üzere sivil halkın çok fazla zarar gördüğünü belirterek, "Bundan dolayı bu mayınları ortadan kaldıracak olan tüm uluslararası anlaşma ve sözleşmeleri halkımız sevinçle karşılayacak. Biz, hareket ve özellikle HPG olarak bunları destekleyecek ve katkı sunacağız" dedi.

HPG'nin sözleşmeyi bu koşullarda imzalamasının çok önemli bir gelişme olduğunu belirten Reusse ise "Hareket olarak bu anlaşma sizlerin ilk uluslararası anlaşması değildir. 1995 yılında da Cenevre Savaş Hukuku'nu imzalamıştınız" diyerek, HPG'nin insani yaklaşımını önemsediğini söyledi.

Cenevre Parlemento Başkanlığını da yapan Elisabeth Reusse, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugüne ulaşıncaya kadar epey zaman geçti. Beş ay önce bu sorun üzerine yönetiminizle tartışmaya başladık. Bugün bu sonuca ulaşmaktan mutluyum. Sizlerin bu insani kararınız ve imzaladığımız bu sözleşme etrafınızdaki devletler için iyi bir örnek olacaktır. Arkadaşlarımızla beraber gerilla ve devrimci örgütlere yönelik çalışıyoruz.

Dünyadaki gerilla güçlerini ve devrimci örgütleri de böylesi bir tartışmanın içine katmak bizim için çok önemlidir. Bazı devletlerin yaptığı yanlışlıkları bu örgütlerin de yapmaması için tartışmanın içine almayı önemsiyoruz. Bundan dolayı hem Dr. Bahoz, hem de hepinizi destek ve çabalarınızdan dolayı kutluyorum. İnanıyoruz ki, imzaladığımız bu sözleşme etrafınızdaki devletler için iyi bir örnek olacaktır. Bu sözleşemeden sonra biz de etrafınızdaki devletlere baskı uygulayarak, onlarında bu anlaşmaya bağlı kalmaları için çalışacağız. Sizlerin bu insani kararınızda sizlere yardımcı olacağız. İnanıyoruz ki, bu mayınlardan zarar gören ve mayınlı araziyi temizlemeye çalışanlara da yardımcı olacağız. Biz insan yaşamını bu mayınlardan kurtarmak için sadece burası ile sınırlı kalamayacağız. Bundan sonra çalışmalarımız devam edecektir. Amacımız ve istemimiz o dur ki, mayınsız ve özgür bir Kürdistan olsun.”

SÖZLEŞME METNİ:

''- Savaşçı ve sivil ayırımı - çoğunluğu, özellikle kadın ve çocuk, mâsum ve savunmasız insanlardır ve bu, düşmanlıklardan sonra bile (böyledir) - yapmaksızın ve insanlık dışı bir şekilde öldüren ve parçalayıp bozan anti-personel mayınların (ortaya çıkardığı) dünya felâketini tanıyarak;

- Anti-personel mayınların sınırlı askerî faidesinin - kullanımları sonucu yol açtıkları insanî, sosyo-ekonomik ve çevresel ürkütücü bedelleriyle beraber ki, uzlaşma ve çatışma sonrası yeniden inşâ süreci buna dâhildir - ortak ölçüsü olmadığını yerine getirerek;

- Devrimci nihayetlerine veya haklı sebeplerine göreliğin meşrulaştırdığı, yararsız elemlere neden olacak türden, insanî olmayan savaş araçlarının ve metodların kullanımı fikrini dıştalayarak (bir kenara bırakarak);

- Uluslararası insanî hukukun ve insan haklarının silahlı çatışmaların bütün taraflarına uygulandığını ve kapsadığını kabul ederek;

- Askerî eylemlerin etkilerinden veya tehlikelerinden sivil halkları koruma ve onların yaşama hakkına, insan haysiyetine ve gelişmeye saygı duyma kararımızı (azmimizi) yeniden doğrulayarak (teyit ederek);

- Rolümüzü, sâdece silahlı çatışmaların aktörleri olarak değil ve dahası bu nevi çatışmaların hukukî ölçülerinin uygulamasına ve gelişmesine katılımcı olarak, oynamaya, anti-personel mayınların oluşturduğu dünyasal sorunu kurbanların menfaati (doğrultusunda) çözmeyi hedefleyen insanî çabalara bir katkıyla başlamaya azîmli olarak;

Anti-personel mayınların tamamen kökünü kazıma yolunda mühim bir aşama meydana getiren 1997 Ottowa Anlaşması'yla düzenlenen anti-personel mayınların topyekûn yasaklama ölçüsünü kabûl ederek; Netice itibârıyla, mevcut olana, aşağıdaki lâfızlar çerçevesinde, gösterişli bir biçimde katılıyoruz.''

ANF NEWS AGENCY