DTP’de fiili eşbaşbanlık dönemi başlıyor
|
ANKARA (25.06.2006)-Bugün ilk kongresini gerçekleştiren DTP, Türkiye Yargıtay’ı tarafından yasal gerekçelerle değiştirilmesi istenen eşbaşkanlık modelinin fiilen uygulayacağını ilan etti. Kongrede konuşan ve bundan sonra yasal olarak DTP genel başkanı sıfatını taşıması beklenen, Ahmet Türk, eşbaşkanlığı fiilen uygulamaya devam edeceklerini söyledi.
DTP kongresinin aynı zamanda Türkiye’nin demokratikleşmesini ve Kürt sorununun çözümü için önemli mesajlar taşıdığını vurgulayan Türk, hükümete seslenerek, ‘’demokratik temsilin sağlanması için seçim barajının yüzde 3 düzeyine indirilmesini’’ istedi.
DTP eşbaşkanı Ahmet Türk, çağdaş demokrasi, eşitlik ve çok kültürlü yurttaşlık yaşamına geçilmesi için Kürt sorununun demokratik ve siyasal yollarla çözülmesi gerektiğini anlattı.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ
Ahmet Türk, demokrasi ve barış için bir dizi öneri sundu. Siyasi bir genel af, seçim sisteminin değişmesi, köye dönüşün sağlanması gibi unsurları da içeren öneriler kısaca şöyle:
- 12 Eylül anayasası değiştirilsin - Dil ve kültür haklarına güvence getirilsin - Yasal değişiklikler yapılarak halkın iradesinin meclise yansıyacağı zeminler oluşturulsun - Demokratik bir toplum için düşünce ve örgütlenme önündeki engeller kaldırılsın - Siyasi genel af çıkartılsın - F Tipi, D Tipi ve İmralı hapishanelerinde uygulanan tecrit ve izolasyon ile özel baskı yöntemlerinden vazgeçilsin - Koruculuk sistemi kaldırılsın, korucular sivil, kamusal alanda istihdam edilsin, mayınlar temizlensin - Zorla boşaltılan köylere dönüş olanağı sağlansın, zararlar tazmin edilsin, insanca yaşam koşulları sağlansın - Gelir dağılımındaki adaletsizlik ve işsizlikle mücadeleye yatırım yapılsın - Başta Kürt dili olmak üzere tv-radyo, görsel yayın engeli kaldırılsın, kürdoloji enstitüleri kurulsun
ÜÇ AŞAMALI ÇÖZÜM PLANINDA ISRAR
DPT eşbaşkanı Ahmet Türk, Mart ayında açıkladıkları Kürt sorunu için üç aşamalı çözüm planını da kongrede yineledi. Türk’ün ‘’ısrarla ısrarla önerimizin arkasındayız’’ dediği plana göre, önce operasyonların ve çatışmalı ortamın sona ermesi isteniyor.
Ardından hükümetin Kürt sorununu çözeceğine dair açık mesaj vermesi, PKK’nin de ülke dışına çıkması isteniyor. Üçüncü aşamada ise, çözüm yolunda atılan pratik adımlara koşut olarak PKK’nin de silahlı güçlerini tasfiye ederek demokratik topluma katılımı öngörülüyor.
Bu önerilerin kanın durması için savunmaya devam ettiklerini belirten Ahmet Türk, ‘’önemli olan kanın durması ve Kürtlerin kendilerini özgürce ifade edecekleri mekanizmaların yaratılmasıdır’’ dedi.
KONGREYE YOĞUN KATILIM
DTP’nin ilk kongresine ağırlığı Kürt illerinden olmak üzere Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden 40 bin civarında bir katılım sağlandı. Sabahın erken saatlerinde kongrenin yapıldığı Ankara’daki Atatürk Spor Salonu’nu dolduran delege ve katılımcılara Kürt sanatçı Armanc tarafında mini bir konser verildi. Kongreye yurtdışından ve ağırlığı sol siyasi partiler olmak üzere, siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri ve sendikalardan temsilciler katıldı.
Leyla Zana dışındaki eski DEP’lilerin de hazır bulunduğu kongreye; Mihri Belli, Tarık Ziya Ekinci, Faik Bulut gibi yazar ve entelektüeller de katıldılar. Coşkulu geçen kongrede DTP eşbaşkanlarından Ahmet Türk’ün bir saat süren konuşmasının ardından eşbaşkan Aysel Tuğluk kongreye katılanlara yönelik konuşması devam ediyor.
Tuğluk: Gizli anayasalar kaldırılsın
DTP 1. Olağan Kongresi'nde konuşan Eşbaşkan Aysel Tuğluk, Kürt sorununun çözümünde yaşanan tıkanmadan baskı ve inkâr politikalarının yanı sıra, kendilerinin de sorumlu olduğunu belirtti. Tuğluk, siyasetin demokratikleşmesi için ilkin Türkiye'nin ‘gizli anayasalar’ ile yönetilmemesi gerektiğini dile getirdi.
Bugün ilk kongresini yapan DTP, eşbaşkan Ahmet Türk’ün konuşmasının ardından Aysel Tuğluk’unki ile devam ediyor ‘’Gücünü darbelerden ve başka ülkelerin faşizan deneyimlerinden ve 'gizli' ibareli Milli Güvenlik Siyaset Belgeleri’nden alan siyaset kültürünün, devlet ve toplum olarak yaşanan tıkanmanın temel nedeni olduğunun artık görülmesi gerektiğini’’ belirten Tuğluk, "Bu ülke gizli anayasalarla yönetildikçe, siyaset, kısır döngülerin, basit iktidar kavgalarının aracı olmaktan kurtulamayacaktır’’ eleştirisinde bulundu.
‘’Siyasetin demokratikleştirilmesi gibi şiddetle istenen/arzulanan güncel bir hedefin gerçekleştirilmesi de buna bağlıdır’’ diyen Tuğluk, ‘’Türkiye'de, özünü faşizan deneyimlerden alan anayasalar ile Milli Siyaset Belgesi gibi derin devlet geleneği yaratmaktan başka bir şeye yaramayan yönetim anlayışlarının arasına sıkışmış siyasal yapılar, açılım ve değişime cesaret edemediklerinden, Türkiye'yi yönetmeye çalışan karanlık odakların figüranı olmaktan kurtulamamışlardır" şeklinde konuştu.
‘DİYALOG VE ÇÖZÜM ARACI SİYASET TIKANDI’
Çözüm ve diyalog aracı olan siyasetin tıkandığının altını çizen Tuğluk konuşmasına şöyle devam etti: "Devletin, Kürt sorunu karşısındaki anlayışı, Kürtlerin de baskı, inkar ve zulme rağmen devlete yaklaşımını gözden geçirmesi, karşılıklı yakınlaşma ve diyalog açısından zorunludur. Kaba ve amacımıza hizmet etmeyen devlet karşıtlığından, devletin demokrasiye duyarlı, demokrasiye sahip çıkan bir hukuk devletine dönüştürülmesi anlayışına ulaşmış olmak; çatışmanın değil, barış ve diyalogun yollarını aramak ve koşulları yaratıldığında, toplumsal yeniden inşa sürecine katılmak Kürtler açısından elbette ki büyük bir düşünsel değişimdir ve devlette de karşılığını bulmalıdır’’
DEMOKRASİ İSTEMEK YETMİYOR
Geçirilmesi gereken düşünsel değişimlerden birinin de ‘’demokrasiyi istemek, talep etmek değil, bizzat geliştirmek ve aşağıdan yukarıya örgütlemek’’ olduğunu kaydetti.
Tuğluk, ‘’Zira siyaset salt devlet/hükümet eksenine dayandırıldıkça, oradan beklendikçe gelişme olmaz. Kendimizi, amaç ve hedeflerimizi anlatacağız. Kendi amaç ve hedeflerimizle halka gideceğiz. Devletin ya da başka siyasal güçlerin zaafları ve politik belirsizlikler üzerinden değil, kendi önceliklerimiz üzerinden yürüyeceğiz. Gerçekçi politika yapma yeteneği kazanan, devlet/iktidar içi açılım ve değişimlerle de ilgili olan, hatta destek veren, gerektiğinde ilkeli ittifak ve ilişki geliştiren yeni bir siyasal anlayış ve üslubun sahibi olacağız" dedi.
‘KENDİN AŞAMAYAN BİR SİYASAL KÜRT GERÇEKLİĞİ’
Yaşanan didişme ve çekişmelerin, çözüme değil tıkanmaya, netleşmeye değil muğlâklığa işaret ettiğini belirten Tuğluk, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Hala kendi olmayan ve kendini aşmayan bir Kürt siyasal gerçekliğiyle karşı karşıyayız. Tıkanma sistemin kendisinde yürüttüğü baskı ve inkâr politikalarından olduğu kadar bizdendir de. Bu nedenle hızla kendi ayakları üzerinde duran, açılım yapan, tüm demokratik güç ve kesimleri içine alarak demokratik barışçıl güçlerin adresi haline gelen, farklı düşünce ve renklerin kendilerini ifade etmelerini sağlayan bir parti haline gelmeliyiz. Bu, halkın verdiği ödev kadar, sürecin ve tarihin bizlere yüklediği sorumluğun da gereğidir."
ANF NEWS AGENCY
Bask ve İrlanda temsilcileri DTP Kongresi'nde
ANKRA (DİHA) - Demokratik Toplum Partisi (DTP) 1. Olağan Kongresi'ne, İspanya'nın Bask Bölgesi Batasuna Partisi temsilcisi ile Sinn Fein temsilcisinin de aralarında bulunduğu çok sayıda yabancı konuk katıldı.
Ankara Atatürk Spor Salonu'nda devam eden DTP 1. Olağan Kongresi'ne Batasuna Avrupa Sorumlusu Sosyalist Enternasyonal Kürt Çalışma Grubu Başkanı ve İsveç Sosyal Demokrasi Partisi Dış İlişkiler Sorumlusu Conny Frederikson, İspanya'nın Bask Bölgesi Batasuna Partisi Temsilcisi Gorka Elejabarrieta, Sinn Fein Temsilcisi, Kuzey İrlanda (Belfast) Parlamentosu Üyesi Philip Mc Guigin, İtalya Yeniden Yapılanma Komünist Partisi Dış İlişkiler Sorumlusu Fabio Amato, Avrupa Parlamentosu Özgür İttifak Grubu Temsilcisi Günther Dauwen, Almanya Demokratik Sosyalizm Partisi Temsilcisi Helin Evrim Baba ve Avrupa Parlamentosu Sol grup Üyesi Feleknas Uca gibi isimler katıldı. Salon dışına kurulan dev ekranlarda kongreyi izleyen binlerce kişi, sık sık, "Biji Serok Apo" sloganlarını atıyor.
Kongre, DTP Eşbaşkanı Aysel Tuğluk'un konuşmasının ardından konukların konuşmaları ile devam edecek.
| |