Kovara Siyasî,Çandî,Hunarî,Dîrokî,û Lêkolînî ya Kurdên Anatoliya Navîn  

 

 

Ser Rupêl

 

Nûçe

Çand û Huner

Nivîskar

Sehîd

Kovara Veger
Aborî

Ferheng
Dîtin û Raman

Civak û Jîn

Spor

Medya

Polîtîka

Dîwanxane

Cîhan
Edîtor

Girêdan

Têkîlî

Lêkolîn
Defterê Nîvana

Album
Kurden Anatoliyên
Kurdistan
Gundên Kurdên Anatoliyên
Gundên me
Pirtûkxane
Arsîv
 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 


 

 

 

 


 


 

 

__________________________________Adem Karaçoban_______________________________

 

  

Merhaba…

Doğrusunu söylemek gerekiyorsa ben böyle köşelerde vede kişiye özel olarak ayrilmiş bölümlerde yazmaya pek alışık değilim. Bilemiyorum ama bu ilk yazıma bir okuyucu gözü ile bakmak ve öyle yazmak geldi içimden.

Değerli zamanlarını ayırıp bu yazdığım minnacık satırları okuma zahmetinde bulunan arkadaşlarim. İnternet teknolojisinin bizlere sağladığı’ çagin bu muhteşem buluşundan şu anda dünyanın neresinde olursak olalim faydalandiğımiz kessindir. Kim bilir bu siteye bağlanan arkadaşlar,dostlar şu anda neredeler ve yüreklerinde ne tür acılar,sevinçler ve hasretler hissediyorlardir.. Ama bilinen bir gerçek vardir ki, her nerede olursak olalim bizleri yani insanliği ilgilendiren ve yaşamımızda sürekli hissettiğimiz kanayan bir çok yaramız vardir. Kimimiz asirlar önce kendi topraklarindan sürgün edilmisiz. Kimimiz katliamlardan geçirilmişiz, evlerimiz, köylerimiz yakılmış ve kimimiz ise yüreğimizden parçalar vermişi.

Evet Kürt halkindan ve yaşadiklarindan bahsediyorum. Henüz kendi dilini, kültürünü bile özgür kullanamayan bir halk. Nufusu 45 milyon am hala yok sayilan bir halk.. Ve dağlari arkasına alarak bütün bu vahşet Politika ve imha politikalarına  karşi dierenen bir halk..

çok uzaklara gitmeye gerek yok, yil 1978 ve Kürtlerde artik dünyadaki medeni halklar gibi yaşamak istediklerini haykırıyor ve ölümüne de olsa “ Kürt halkinin özgürlüğü ” slogani ile başkaldırıyorlar.. Ve yıl 1984 kimliği yasaklanan bir halk direnışe geçiyor ve bütün dünyaya özgürce yaşamak istedığinin ilk kurşunlarını atiyor.. Bedenlerde parçalanan bu kurşunlar ayni zamanda Kürt halkının diriliş sembolu oluyor.

Hakkariden Ağrıda, Malatyaya, Dersimden İç Anadoluya Kadar Mezopotamya topraklarından Anadoluya, nerede bir Kürt varsa herkese ulaşiyor bu kurşun sesleri…Beyinlerde soru işareti bırakan bu kurşunlar, kimisine Kürt ulusal bilinci verirken, kimisine de acılar birakmıştır…nice Analar ağlamıştır, nice evlatlar toprak altına gömülmüştür..

Ama biz Kürtler göğsümüzü gere gere şunu hep demişizdir “ onursuz ve kimliksiz bir yaşama asla” Kürt halkı artık onurlu bir halk olduğunu göstermiştir. Peki biz Kürtler gerçekten Türk halkıyla kardeşçe yaşamak istiyormuyuz? Bu sorunun yanıtı haftaya…

Karacoban@hotmail.com

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Copyright © Kovara Veger

 

 

 

 
 

 

 

 

 

 

 
 

 

 


 

 

 

 

 
Nivîskar

Ahmet Gezer

Mehmet Şeker

Ibrahim Ibrahim

Hasan Hüseyin Deveci

Ömer Yüce

Murat Alpavut

Mehmet Bozdağ

Mûrûvet Y Cacim

Ishak Köylü

Adem Karaçoban

 

 

 

 
 

 

 

 
 

 

 

 
 
   
 
 

 

 

 

 
 
 
 

 

 

 

 
 

 

 

 

 

 

 

 

 


     

       Kovara Veger copyright © 2003 - 2006