|
3. Zilan festivalinden Notlar

Özgürlük Tanrıçası Zilan (Zeynep Kınacı) adına geleneksel olarak düzenlenen ve bu yıl üçüncüsü gerçekleşen festival ile ilgili kısa izlenimlerimizi Veger okurları ile de paylaşalım istedik.
Çünkü Zilan zulmün artık en son boyuta çıkarıldığı noktada ona verilen bir cevaptır.
Gelsenkirchen kentinde düzenlenen festival için gerçekten çok güzel bir yer seçimi yapılmıştı.
Şehirin içinde eski Yunan dönemlerini anımsatan Amphi Theather ‘de gerçekleşen festivalin sahne kısmı Ren nehrinin hemen kıyısına (hatta bir kısmı suyun içinde) kurulmuştu.
Kürt halkının Avrupa’da (stadyumların dışında) gerçekleştirdiği böyle büyük eylemlilikler için seçilen en güzel yerdi.

Amphi Theather’ ın hemen üst kısmında sağ ve sol yanlarda iki çadır kurulmuştu.
Saat 13.00’ de başlayan sahne proğramına kadar bu ‘Kadın ve Barış’, ‘Kadın ve Şiddet’ adlı iki ayrı gerçekleştirildi..
Kürtçe ve Almanca olarak gerçekleştirilen ‘Kadın ve Barış’ adlı panele, Barış ve Özgürlük İçin Uluslararsı Kadın Birliği temsilcisi İrmgard Heilberger, Dünya Özgür Kadın Vakfı temsilcisi Gönül Kaya ve Avrupa Barış Anaları temsicisi Rojin ana katıldı.
İrmgrad Heilberger konuşmasında, 90 yıldır kadın’ın özgürlüğü için mücadele verdiklerini, Kürt kadınlarının mücadeleye bu sahiplenişinin kendilerine güç verdiğini söyledi.
Aynı saatlerde düzenlenen ‘Kadın ve Şiddet’ adlı panele ise şair, yazar Hevi Berwari, Newaya Jin gazetesi temsilcisi Suna Tunç katıldılar. Kürt Psikiyatrist Işık İşcanlı ise vize alamadığı için panele katılamamıştı.
Bu panlallerin yanısıra Kürt kadın dengbejler’ de kurduları çadır da rengarenk Kürt motifleri içerisinde halkla buluşuyor, klamlar söylüyorlardı.
Diğer bir köşede Barış Anaları çadırı vardı. Burada’da kadın katliamlarına, savaşa karşı resimler sergileniyordu.
Yiyecek ve kitap vb. standlar her festivalde olduğu gibi kitlenin en çok ilgi gösterdiği standlardı.
Festivalin ilerleyen saatlerinde havanın çok aşırı sıcaklaşması izleyenleri zorlasa da festival coşkulu havasını sonuna kadar devam ettirdi.
Festivale çoğunluğu kadın olmak üzere genç kızlar ve aileli olarak gelenlerde vardı.
Festival alanında ki gezimizde Hollanda’dan festivale otobüsle gelen bir grup iç anadolu’lu hemşehriler’le de sohbet etme imkanı oldu.
Festivale damgasını vuran en önemli olay, Kürt kadınlarının aldıkları cesur ‘Barış için Eylem’ kararıydı.
Fetivale katılan kadınlar katıldıkları panellerde, Kadın Katliamlarına Karşı Mücadele Kararlılığını ortak bir talep olarak kabul ettiler.
Kürdistan’da devam eden savaşın durdurulmasına dönük Barış Sücecinin başlatılması ve diyalogların geliştirilmesi için ortak bir mesaj oluşturuldu.
Bu ortak talep metni sahneden okunarak, bir Eylül’ de gerçekleştirlecek olan Ankara’ya Barış Yürüüşü için kadınlara çağrı yapıldı. Bu talep ve çağrılar festival alanında’ ki binlerce kadın tarafından büyük bir coşku ile karşılanarak destek buldu.
Festival alanını çevresi, ‘ Ben Kadının Özgürlüğü ve Onuruna İnanırım’ sözüyle anlam bulan ve Kadının özgürleşmesi, ordulaşması yönünde en büyük emeğin sahibi olan Koma Komalen Kurdistan Önderi Abdullah Öcalan ve KKK bayrakları ile doluydu.


Kendisi’ de İç Anadolu’lu olan Şehit Amara (Ekin Ceren) ile Viyan, Uta ve Zilan’ın dev posterleri festival alanına hakim olan tepede asılıydı.
Değişik uluslardan (Alman, Kürt, Türk) üç Özgürlük şehidi Kadının, Kürdün, insanlığın kurtuluşu için aynı mücadelede birleşmişler , aynı mücadelede şehit düşmüşlerdi.
Festival de en çok ilgi çeken konuşmacılardan birisi de, Avrupa’ da beyaz tülbentleri ile barış mücadelesinin öncülüğüne soyunan, Avrupa Barış Anaları temsilcisi Rojin ana idi.
Rojin ana, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın geliştirmiş olduğu barış projesine sadece Kürt halkının değil şu an karmaşa ve savaşları yaşayan Ortadoğunun’da ihtiyacı olduğunu söylüyordu.
Rojin ana ile birlikte olan barış anaları 1 Eylül Dünya barış gününde başlatacaları ‘Ankara’ya barış Yürüyüşü’nün heyecanı içindeydiler.
Festivalin kültürel proğramı da çok zengindi.


Rojin ‘aydıl’ ile anaların yüreğine seslenirken, Sarya Tiyatro grubu duygusal anlar yaşattı.
Apsara habiba adlı dans grubu (grup almanlardan oluşuyor) ilginç dansları ile ilgi odağı olabildiler.
Yine, Tara Caf, Sosın, Koma Asmin, Gisoo Shakeri, , Şengül ve Kadın dengbejler festivale renk kattılar.
Rengarenk elbiseleri içinde kadınların halayları hiç eksik olmadı.
Sonuç olarak, Kürt kadınları, başta kadına şiddet, töre adına işlenen cinayetler, ve de önemlisi her savaşın en mağduru olan kadınların savaşa karşı duruşlarını sergileyen tavırlarıyla, bizlere gurur ve umut veren bir duruş sergilediler.
Bir kadın, bir ana, bir genç kız, bir özgürlük savunucusu olarak, Kürt kadın örgütü’nün mesajında olduğu gibi Gelsenkirchen kentinden dünya’ya, hala mutfaklarından, kırk metrekare evlerinden çıkamayan ve de önemlisi ‘kızılcık şerbeti içtim’ dercesine yaşadıkları acıları, baskıları sinelerine çeken analara, kadınlara, genç kızlara çağrı yaparak, inat ve ısrarla görevlerine, haklarına sahip çıkmalarını, Özgürlük ve Barış yolunda Gelsenkirchen’den startını verdikleri ‘Barış yürüyüşü’ ne katılmalarını istediler.

Zengin kültürel proğram
Festivalin kültürel proğram bölümünde Tara Caf, Sosın, Koma Asmin, Gisoo Shakeri, Rojin,Şengül ve Kadın dengbejlar sahne alarak türküleri ile kitleyi coşturdular.
Apsara Habiba Dans grubunun oyunları ilgiyle izlenirken Sarya tiyatro grubunun oyunu da alkış ve sloganlarla karşılandı.
Festivale Avrupa Kürt Dernekleri Konfederasyonu (KON-KURD) ile KJB Konsey Yönetimi’ de birer mesaj gönderdiler.
KJB mesajında, Direniş ve Özgürlük şehitleri Zilan, Sema ve Gulan anılarak, onların direnişine layık olunacağı sözü verildi.
Dünya tarihinde hiçbir zaman sorunların zorbalıkla çözülmediğinin altı çizilerek, Kürt sorununun çözümünün de baskı ve şiddetle olmayacağı kaydedilen KJB mesajında tüm Kürt halkına ve Kürt Kadınlarına çağrı yapılarak, inat ve ısrarla görevlerine sahip çıkılması ve Özgürlük yolunda yürümeleri istendi.
Festival saat 18.00’ de sona erdi.
Haber Veger 25-06-06
Tüm resimler albümdedir.............
|